Demet Sağıroğlu Sanat Hayatını Anlattı
Türk pop müziğine 1990’lı yıllarda damga vuran Demet Sağıroğlu, müzik yolculuğunu ve kariyerinin dönüm noktalarını AA muhabirine değerlendirdi.
Erzurum doğumlu sanatçı, çocukluğundan beri şarkı söylemeye tutkulu olduğunu belirterek, gizlice girdiği Hacettepe Konservatuvarı sınavını kazandığını ancak aile izni alamadığını anlattı. Bilkent ve ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Sanat Müziği Bölümü’nde eğitim aldı.
Kayahan’la tanışmasını “okul gibi” olarak nitelendiren Sağıroğlu,
“Müzikal açıdan da Kayahan abinin bir okul kadar bana etkisi oldu. Ondan şarkı yazımını, şarkı nasıl söylenilir, seyirciye nasıl davranılır, saygı, müzisyenlik nedir gibi birçok şeyi öğrendim.”

dedi. Eurovision süreciyle üne kavuştuğunu, “Kınalı Bebek” albümünün büyük başarı getirdiğini ancak Uzay Heparı’nın kaybıyla buruk başladığını ifade etti.
Ajda Pekkan, Erol Evgin, Barış Manço ve Müslüm Gürses gibi ustalarla sahne paylaşmasını şans olarak gören Sağıroğlu, “Türkiye'den hemen herkesle aynı sahneyi paylaştım, birlikte sahne aldık. Bu anlamda da kendimi şanslı hissediyorum.” diye konuştu.
Şarkılarını hayatından kesitlerle yazdığını vurgulayan Sağıroğlu,
“Genelde hayatımdan kesitleri şarkılarıma yansıtıyorum. Hiçbir zaman popülariteyi düşünerek şarkı yazmadım.”

dedi. Opera ve Türk sanat müziği eğitiminin eserlerine yansıdığını belirten sanatçı, tarzını pop içinde sentez olarak tanımladı.
Oyunculuk deneyimlerini paylaşan Sağıroğlu, müzikaller ve dizilerde yer aldığını ancak müziğe odaklandığını söyledi.
Gelecek projeleri arasında Cem Adrian düeti, Melike Şahin, Derya Bedavacı, Melis Fis ve Çağan Şengül ile ortak çalışmalar bulunduğunu açıkladı. New York yıllarında seramik, resim ve heykel yaptığını ekledi.
