Arktik'te Jeopolitik Rekabet Kızışıyor: Rusya, Çin ve ABD Arasında Yeni Soğuk Savaş
Davos
Küresel ısınmanın etkisiyle eriyen buzullar, Arktik bölgesini jeopolitik bir savaş alanına dönüştürüyor. Rusya'nın askeri üslerini güçlendirmesi, Çin'in "yakın-Arktik devlet" iddiası ve ABD'nin Grönland hamleleri, bölgedeki rekabeti yeni bir soğuk savaşa eviriyor. Uzmanlar, bu dinamiklerin küresel ticaret, enerji güvenliği ve askeri dengeleri kökten değiştirebileceğini belirtiyor.
Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgali, Arktik'teki gerilimi tırmandırdı. Moskova, bölgenin dörtte birini kapsayan topraklarında askeri üsler ve buz kırıcı filolarını genişleterek hakimiyetini pekiştiriyor. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un 2024'te yaptığı açıklamada belirttiği üzere, Rusya NATO'yu "Arktik'te çatışma alanı" olarak görüyor. Başkan Putin'in Mart 2025'te Murmansk'ta yeni bir nükleer denizaltı lansmanı sırasında yaptığı konuşmada, "ABD'nin jeostratejik çıkarlarını Arktik'te ilerletmesine yanıt vereceğiz" demesi, bölgedeki militarizasyonu hızlandırdı.
Çin, 2018'de yayınladığı Arktik politikası beyaz kağıdında kendini "yakın-Arktik devlet" ilan ederek, ekonomik ve bilimsel çıkarlarını öne sürüyor. Pekin, Rusya ile işbirliğini derinleştirerek Kuzey Deniz Yolu'nda altyapı yatırımları yapıyor. 2022-2023 arasında Rusya'nın Arktik bölgesindeki Çinli şirket sayısı yüzde 87 artarak 234'e ulaştı. Bu ortaklık, kaynak çıkarma, askeri tatbikatlar ve bilimsel araştırmaları kapsıyor. Batılı analistler, Çin'in hibrit savaş stratejisiyle Arktik yönetişiminde nüfuzunu artırdığını, Rusya'nın Ukrayna savaşındaki yalnızlığını kullanarak bölgedeki boşlukları doldurduğunu vurguluyor.
ABD ise Başkan Trump'ın Grönland politikasıyla karşı atağa geçti. Trump, Ocak 2026'da Davos'ta yaptığı açıklamada, Grönland'ı "ulusal güvenlik için vazgeçilmez" olarak nitelendirdi ve Avrupa Birliği'ne yönelik gümrük vergisi tehditlerini kullandı. ABD, Grönland'ı Rusya ve Çin'e karşı bir kalkan olarak görüyor; ada, Kuzeybatı Geçidi'nin kontrolü, füze savunma sistemleri ve nadir toprak elementleri için stratejik öneme sahip. Trump, anlaşmanın Arktik'i kapsadığını belirterek, "Bu kalıcı bir anlaşma, egemenlik tartışmasını çözmese de güvenlik ve kaynaklar açısından bizi güçlendiriyor" dedi.
NATO'nun Finlandiya ve İsveç'in katılımıyla yedi Arktik ülkesini kapsar hale gelmesi, ittifakı güçlendirdi. İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper'ın Ocak 2026'daki Arktik ziyareti sırasında belirttiği gibi, "Arktik güvenliği Britanya ve NATO için kritik; Putin'in tehditlerine karşı savunmayı güçlendirmeliyiz." Ancak Arktik Konseyi'nin Rusya ile iş birliğinin askıya alınması, bölgedeki yönetişimi zayıflattı. Avrupa Birliği, Arktik'i sadece iklim odaklı değil, stratejik bir arena olarak yeniden tanımlıyor.
Uzmanlar, eriyen buzların yeni deniz yollarını açtığını ve kaynak rekabetini artırdığını belirtiyor. Kuzey Deniz Yolu, Asya-Avrupa arasını 7 bin kilometre kısaltabilir. Ancak bu, çevre risklerini ve askeri çatışma ihtimalini de yükseltiyor. Davos 2026 zirvesinde tartışılan konular, Arktik'in ekonomi ve güvenlik arasında köprü haline geldiğini gösteriyor. Batılı ülkeler, Çin-Rusya ittifakına karşı birlik çağrısı yaparken, bölge yerlileri ve çevre grupları, militarizasyonun sürdürülebilirliği tehdit ettiğini savunuyor.
Gelecekteki senaryolar belirsiz: İş birliği mi yoksa çatışma mı? Analistler, ABD-Rusya ilişkilerinin Arktik'in kaderini belirleyeceğini söylüyor. Bölge, 21. yüzyılın "Büyük Oyunu" olarak adlandırılıyor.
