Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD'nin New York kentinde yaptığı açıklamalarda fon soruşturması, faili meçhul suçlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin yargı süreci ve organize suçlarla mücadele hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, fon soruşturmasında 63 kişi hakkında işlem yapıldığını, 4 kişinin tutuklandığını belirterek, mağdur vatandaşların birikimlerine ulaşmasının öncelikli hedef olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York'ta gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazeteci Cüneyt Özdemir'in sorularını yanıtlayan Gürlek, Türkiye'nin takip ettiği adli dosyalar, suçluların iadesi ve ABD makamlarıyla yürütülen adli iş birliği hakkında bilgi verdi.
Fon soruşturmasında 63 kişi hakkında işlem
Sermaye piyasalarına yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin konuşan Gürlek, toplam 63 kişi hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Şüphelilerin mal varlıklarına yönelik tedbirler alındığını belirten Gürlek, 4 kişinin tutuklandığını, bazı şüphelilerin gözaltında bulunduğunu, bazıları hakkında adli kontrol uygulandığını ve firari şüphelilerin de bulunduğunu söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı; örgütlü suç, dolandırıcılık, kamu aleyhine dolandırıcılık ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet kapsamında değerlendirdiğini belirten Gürlek, MASAK raporlarının ardından suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama yönünden de değerlendirme yapılabileceğini ifade etti.
Gürlek, sermaye piyasalarında olağan dışı hareketlerin uzun süredir takip edildiğini ve bazı hisselerde yüksek oranlı değer artışlarının yaşandığının tespit edildiğini söyledi.
"İyi niyetli vatandaşların birikimleri istismar edildi"
Fon soruşturmasında mağdur vatandaşların bulunduğunu belirten Gürlek, bazı vatandaşların yıllarca yaptığı birikimlerin başka yerlere aktarıldığını ve bazı paraların yurt dışına çıkarıldığını söyledi.
Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Burada bir mağdur kesim olduğunu gördük. Yani fonlardan dolayı iyi niyetli olarak vatandaşlarımızın bir kısmının yıllarca tabiri caizse dişinden tırnağından artırarak yaptığı birikimlerin istismar edildiğini, başka yerlere aktarıldığını gördük. Paraların yurt dışına kaçırıldığını da gördük. Bizim şu an asıl amacımız bunları getirmek yani burada bunları getirip gerçekten de iyi niyetli vatandaşlarımızın bu paraları almalarını sağlamak."
"Cumhurbaşkanımız da bu konuyu takip ediyor"
Soruşturmanın ilk aşamasında şüphelilerin mal varlıklarına yönelik hızlı tedbirler alındığını anlatan Gürlek, taşınmaz devirlerinin engellendiğini, bankalara müzekkereler gönderildiğini ve bazı şirketler ile mal varlıkları hakkında el koyma işlemleri uygulandığını belirtti.
Para transferlerinin kısa sürede gerçekleştirilebilmesi nedeniyle tedbir kararlarının önem taşıdığını ifade eden Gürlek, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da takip edildiğini söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile toplantılar yapıldığını belirten Gürlek, sürecin devam ettiğini ve mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Yaklaşık 690 faili meçhul dosya yeniden inceleniyor
Bakan Gürlek, faili meçhul suçlara ilişkin çalışmalara da değindi.
Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı aracılığıyla yaklaşık 690 dosyanın yeniden incelemeye alındığını belirten Gürlek, söz konusu birimin doğrudan soruşturma yürütme yetkisinin bulunmadığını vurguladı.
Soruşturma yetkisinin ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarına ait olduğunu belirten Gürlek, Bakanlık bünyesindeki uzman ekibin eski dosyaları yeniden inceleyerek savcılıklara teknik destek sağladığını ifade etti.
Gürlek, bugüne kadar 46 olayın çözüldüğünü belirterek, "Ortada bir suç varsa mutlaka bunun faili vardır ve devlet mutlaka bu faili bir gün adalet önüne çıkartmak zorundadır" dedi.
İBB dosyalarına ilişkin açıklama
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin yargı süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Gürlek, hâkim ve savcıların dosyalardaki kişilerin makamı, mevkii veya unvanına göre hareket etmemesi gerektiğini söyledi.
Soruşturmalarda yalnızca tanık veya itirafçı ifadelerinin bulunmadığını belirten Gürlek, dosyalarda MASAK raporları, banka hareketleri, baz istasyonu kayıtları ve kamu zararına ilişkin raporların da bulunduğunu söyledi.
Yargılama sürecinin devam ettiğini vurgulayan Gürlek, kararın mahkemelerin dosyadaki deliller ve hukuki değerlendirmeleri doğrultusunda verileceğini ifade etti.
"Kamu düzenini sağlamak devletin temel görevi"
Bakan Gürlek, çocukların kullanıldığı yeni nesil suç örgütlerine yönelik mücadelenin de öncelikli konular arasında olduğunu belirtti.
Bu kapsamda Cumhuriyet başsavcılıklarına genelge gönderildiğini hatırlatan Gürlek, soruşturmaların İçişleri Bakanlığı ve kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde yürütülmesini istediklerini söyledi.
Gürlek, "Kamu düzenini sağlamak devletin temel görevi. Eğer bir yerde başıboşluk varsa, bir yerde sokak çeteleri varsa bunların hesabını adalet olarak da kolluk kuvvetleri olarak da sormak zorundayız." ifadelerini kullandı.
Uyuşturucu soruşturmaları
Uyuşturucu operasyonlarında yalnızca kullanıcıların hedef alındığı yönündeki değerlendirmelere de yanıt veren Gürlek, soruşturmaların kullanıcıdan satıcıya, dağıtıcıdan ana dağıtıcıya ve uyuşturucuyu ülkeye sokan yapılara kadar uzanan bir zincir üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
Kullanıcı veya sokak satıcısından elde edilen bilgilerin üst düzey dağıtıcılara ulaşılmasında önemli olduğunu belirten Gürlek, soruşturmaların bu bağlantılar takip edilerek sürdürüldüğünü ifade etti.
