ÇOMÜ’den yerli ve yeşil teknoloji hamlesi: Çay özü temelli doğal dezenfektan patent aldı
BİROL GÜNGÖRDÜ / ÇANAKKALE – BHA
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde geliştirilen çay özü temelli doğal dezenfektan solüsyonu, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından patentle tescillendi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), yerli ve çevre dostu teknolojiler alanında önemli bir başarıya daha imza attı. Üniversite bünyesinde geliştirilen çay özü temelli doğal dezenfektan solüsyonu, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun 28 Aralık 2025 tarihli kararıyla patent almaya hak kazandı.
2017/19941 numaralı patent başvurusunun sahibi ÇOMÜ Rektörlüğü olurken, buluşun geliştiricileri Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek ile Prof. Dr. Nükhet Zorba olarak kayıtlara geçti. Çalışma, akademik bilgi birikiminin somut bir teknoloji çıktısına dönüşmesi açısından dikkat çekerken, Türkiye’nin yeşil teknoloji vizyonuna da katkı sundu.
Anadolu’dan laboratuvara uzanan bir bilgelik
Patent alan buluşun ilham kaynağı, Anadolu’da kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel iyileşme yöntemleri oldu. Özellikle halk arasında gözde çıkan arpacık gibi rahatsızlıklarda demlenmiş çayın kompres olarak kullanılması, bilimsel bir araştırmanın çıkış noktasını oluşturdu. Bu geleneksel bilgi, laboratuvar ortamında bilimsel yöntemlerle ele alınarak doğal ve etkili bir dezenfeksiyon teknolojisine dönüştürüldü.
“Anadolu bilgeliğini bilimle buluşturduk”
Buluşun gelişim sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek, kültürel miras ile bilimi bir araya getirdiklerini belirterek, çayın gündelik hayattaki sıradan kullanımından yola çıkarak endüstriyel ölçekte karşılık bulabilecek doğal bir dezenfektan geliştirdiklerini ifade etti.
Ölçülebilir ve standardize edilebilir bir yeşil teknoloji
Prof. Dr. Nükhet Zorba ise geliştirilen formülasyonun yalnızca doğal olma özelliğiyle sınırlı kalmadığını vurguladı. Zorba, etkinliği ölçülebilen, standardize edilebilen ve farklı alanlarda kullanılabilecek bir yeşil teknoloji ortaya koyduklarını belirterek, patentle birlikte akademik bilginin somut bir ürüne dönüştüğünü kaydetti.
Çalışmanın uluslararası boyutu, Güney Kore’de çay özü üzerine araştırmalar yürüten Prof. Kweon ve Waterlab ekibiyle kurulan iş birlikleriyle güçlendi. Bu temasların, araştırmanın potansiyelini genişlettiği ve yeni uygulama alanlarının önünü açtığı belirtildi.
50’den fazla bileşen test edildi
Araştırma sürecinde 50’den fazla farklı bileşen, gerçek üretim hatlarından elde edilen dirençli mikroorganizmalar üzerinde test edildi. Deneyler sonucunda boraksın, çay özünün etkinliğini belirgin şekilde artırdığı tespit edildi. Patent dokümanında yer alan formülasyonun, çay bitkisinden elde edilen epigallokateşin gallat (EGCG) temelli ekstraktın boraks ve EDTA gibi bileşenlerle belirli oranlarda bir araya getirilmesine dayandığı bildirildi.
Sekiz yıllık süreç patente ulaştı
Çalışmanın temelleri 2017 yılında tamamlanan doktora tezine dayanırken, 8 Aralık 2017’de yapılan patent başvurusu Aralık 2025’te tescillenerek sonuçlandı. Uzun ve çok aşamalı sürecin, teknolojinin uygulanabilirliğinin geliştirilmesine katkı sunduğu vurgulandı.
