Güney Kore’den Umut Veren Keşif: Kolon Kanserinde Yeni Hedef
Güney Kore’de bir bilim insanı ekibi, hücre içindeki belirli bir proteinin baskılanmasının kolon ve rektum kanserinin büyümesini önemli ölçüde yavaşlatabileceğini ortaya koydu.
Araştırma, bilimsel dergi Nucleic Acids Research’te yayımlandı. Çalışmada, “NSMF” adlı genin devre dışı bırakılmasının, kanser hücrelerinde geri döndürülemez hücresel yaşlanma sürecini tetiklediği ve tümör büyümesini durdurabildiği belirtildi.
NSMF Proteini Tümör Büyümesini Destekliyor
Bilim insanlarına göre NSMF geni, hızlı bölünen kanser hücrelerinin uyum sağlamasına yardımcı olan bir protein üretiyor. Bu protein DNA hasarını ve yeni mutasyonların oluşumunu teşvik ediyor.
Laboratuvar ortamında ve fareler üzerinde yapılan deneylerde, söz konusu genin etkisiz hale getirilmesiyle tümör büyümesinin belirgin şekilde yavaşladığı, bazı vakalarda tamamen durduğu gözlemlendi.
Yaşam Süresi Yüzde 33,5 Arttı
Fareler üzerinde yapılan deneylerde NSMF’nin baskılanması, bağırsak tümörlerinin büyümesinde ciddi düşüş sağladı. Ayrıca genin devre dışı bırakıldığı farelerin yaşam süresinin ortalama yüzde 33,5 oranında arttığı bildirildi.
Araştırmacılar, sağlıklı bağırsak hücrelerinde herhangi bir hasar gözlenmediğini vurguladı. Bu durum, yöntemin geleneksel kemoterapiden farklı olarak sağlıklı dokulara zarar vermeden yalnızca tümör hücrelerini hedef alabileceğine işaret ediyor.
“Yeni Bir Tedavi Yaklaşımı Olabilir”
Çalışmaya liderlik eden ve Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nde görev yapan kanser uzmanı Dr. Kyung Jin Shin, NSMF’nin umut verici bir hedef olduğunu belirtti. Shin, kanser hücrelerinde kalıcı yaşlanma durumu oluşturarak tümör büyümesinin etkili şekilde durdurulabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, elde edilen bulguların yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu ancak insanlarda uygulanmadan önce daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Son yıllarda özellikle 50 yaş altındaki bireylerde kolon ve rektum kanseri vakalarında artış yaşanması, bu tür araştırmaların önemini daha da artırıyor.
