Akıllı TV Uygulamaları Reklamı Azaltıyor, Cihazları Veri Ağına Dahil Ediyor
Akıllı televizyonlarda dijital yayın platformlarına abone olan kullanıcılar genellikle iki seçenekle karşılaşıyor: Ya daha yüksek ücret ödeyerek reklamsız deneyim yaşıyor ya da reklam hedeflemesi ve takip mekanizmalarına katlanıyor.
Web veri toplayıcısı Bright Data ise farklı bir model sunuyor. Şirket, Samsung’un Tizen ve LG’nin webOS platformlarında çalışan uygulamalar için reklam ve yüksek abonelik ücreti içermeyen alternatif bir gelir sistemi geliştirdi.
Bright SDK Nasıl Çalışıyor?
Bu model kapsamında yayıncıların, Bright’ın geliştirdiği yazılım kitini (SDK) uygulamalarına entegre etmesi gerekiyor. Kullanıcılara ise uygulama içinde, küresel bir veri ağına katılım için onay ekranı sunuluyor.
Ariel Shulman, iki yıl önce yaptığı bir sunumda sistemin arka planda anonim ve sessiz çalıştığını belirterek, “Herhangi bir takip işlemi yapmıyoruz. Kullanıcılar aslında hiçbir şey görmüyor veya hissetmiyor.” ifadelerini kullandı.
Onay verilmesi halinde akıllı televizyon, kamuya açık web sayfalarını, ses ve video verilerini indirerek şirketin bulut sunucularına iletiyor. Böylece cihaz, farklı IP adresleri ve konumlar üzerinden veri toplayan küresel bir ağın parçası haline geliyor. Toplanan verilerin, yapay zeka modellerinin eğitimi gibi çeşitli ticari amaçlarla şirketlere satıldığı belirtiliyor.
Güvenlik Tartışmaları ve Yasaklar
Bu tür proxy ağlarını işleten tek şirket Bright Data değil. Geçtiğimiz ay Google, dünyanın en büyük proxy ağlarından biri olarak tanımladığı IPIDEA ağına karşı adım attı. Google, arka planda çalışan proxy yazılımlarına yönelik yeni politikalar benimseyerek, bu servislerin yalnızca uygulamanın ana amacı bu ise kullanılabileceğini duyurdu.
Amazon, üçüncü taraflara proxy hizmeti sunan uygulamaları tamamen yasaklarken, Roku da benzer bir karar aldı. Buna karşın Bright Data, Samsung’un Tizen ve LG’nin webOS platformlarını desteklenen sistemler arasında tutmaya devam ediyor.
Uzmanlar, akıllı televizyonların veri toplama aracı haline gelmesinin siber güvenlik ve gizlilik açısından yeni riskler doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
