15 Ekim 2025 tarihinde geçirdiği kalp krizinin ardından uzun süre yoğun bakımda kalan ve 30 Ocak 2025’te 59 yaşında hayata gözlerini yuman Fatih Ürek’in bıraktığı miras ve vasiyeti hakkında yeni bilgiler gün yüzüne çıktı.
Okul Yapma Hayali Yeniden Gündemde
Ürek’in vefatından sonra, iki yıl önce bir televizyon programında dile getirdiği okul yaptırma arzusu tekrar gündeme geldi. Sanatçı, bu yayında "Hayatımda en çok istediğim şey benim adıma bir okul yaptırmak" ifadelerini kullanmıştı. Ürek, Türkiye’de eğitim kurumlarına olan ihtiyacın önemine dikkat çekerek, kendi adıyla bir vakıf kurulmasını ve bununla birlikte okul yapılmasını vasiyet etmişti. Bu durum, ciddi bir sosyal sorumluluk projeleri kapsamında değerlendirilmektedir. Eğitimin önemini vurgulayan sanatçının hayali, onu sevenler ve eğitim camiası tarafından büyük bir umut ve beklenti ile karşılanmıştı.
Mal Varlığı ve Borçlar Hakkında Açıklama
Fatih Ürek'in ablası Selvi Ürek, kardeşinin mal varlığı hakkında medyada yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Ürek’in servetinin sanıldığı kadar büyük olmadığını belirten Selvi Ürek, ayrıca kredi, kredi kartı, vergi, sigorta primleri gibi borçların, sanatçının hayatı boyunca biriktirdiği altın ve döviz varlıklarıyla karşılandığını aktardı. Selvi Ürek, borçların büyük bir kısmının kapatıldığını, geriye ise çok az bir borcun kaldığını söyleyerek, Fatih Ürek’e ait iki evin hala satılmadığını ve bu evlerdeki manevi değere sahip eşyaların bir aile dostuna emanet edildiğini açıkladı.
Aile İçi Görüş Ayrılıkları ve Vasiyetin Gerçekleşmemesi
Selvi Ürek, kardeşinin okul yaptırma isteğinin hayata geçirilememesinin sebebine de açıklık getirdi. Aile içindeki mirasın yönetimi ve dağıtımı konusunda çıkan görüş ayrılıkları, bu durumu daha da karmaşık hale getirdi. Ürek, kardeşleri ve yeğenlerinin bu fikre pek sıcak bakmadıklarını, ayrıca konuşulanların aksine büyük bir maddi varlıklarının olmadığını dile getirdi. Fatih Ürek’in bu anlamlı hayali, sevdiklerinin itirazları nedeniyle hayata geçirilemeyecek gibi görünmektedir. Bu durum, sanatçının arzusunun yerine getirilmesi açısından zor bir süreç olarak değerlendiriliyor.
