ASELSAN’dan SİHA’lara “oyun değiştirici” teknoloji hamlesi
Türkiye’nin savunma sanayii devlerinden ASELSAN, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında gökyüzündeki hakimiyeti güçlendirecek yeni nesil sistemlerini tanıttı. FULMAR 500A radarı ile TOLUN mühimmat ailesinin üç farklı versiyonu, Ziya Cemal Kadıoğlu’nun da katıldığı törenle ilk kez sergilendi.
Yeni nesil sistemler, insansız hava araçlarının yalnızca keşif ve gözetleme değil, aynı zamanda yüksek hassasiyetli taarruz görevlerinde de etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Ahmet Akyol, tanıtılan teknolojilerin Türk SİHA’larına mevcut lazer işaretleme kapasitesinin iki katı kabiliyet kazandıracağını belirtti. Özellikle Bayraktar AKINCI ve TAI Aksungur platformlarına entegre edilmesi planlanan FULMAR 500A, AESA mimarisi sayesinde kara, hava ve deniz hedeflerini eş zamanlı takip edebiliyor.
TOLUN ailesiyle yeni nesil mühimmat konsepti
Fuarda tanıtılan TOLUN-L, TOLUN-F ve TOLUN EW varyasyonları, farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik geliştirildi.
Lazer arayıcı başlığa sahip TOLUN-L, 50 kilometre menziliyle hareketli hedeflere hassas taarruz imkanı sunuyor. TOLUN-F versiyonu ise yaklaşım sensörü sayesinde hedefe doğrudan çarpmadan infilak ederek geniş alan etkisi oluşturabiliyor.
Ailenin en dikkat çeken üyelerinden TOLUN EW ise elektronik harp kabiliyetiyle öne çıkıyor. Sistem, düşman radarlarını karıştırma ve aldatma görevleriyle hava savunma ağlarını etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor.
AESA radar teknolojisi neden kritik?
ASELSAN’ın İHA platformlarına taşıdığı AESA (Aktif Elektronik Taramalı Dizi) radar teknolojisi, modern hava savaşlarının en stratejik bileşenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Geleneksel mekanik taramalı radarların aksine AESA radarlar, elektronik olarak yönlendirilen çok sayıdaki modül sayesinde aynı anda takip, karıştırma ve haritalama görevlerini bağımsız biçimde gerçekleştirebiliyor.
Bu teknoloji aynı zamanda radar sinyallerinin tespit edilmesini zorlaştırarak düşük görünürlük avantajı sağlıyor. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu AESA kabiliyetinin yerli imkanlarla geliştirilmesi, Türkiye’nin savunma sanayiindeki dışa bağımlılığını azaltırken elektronik harp ortamındaki operasyonel dayanıklılığı da artırıyor.
Hava Kuvvetleri tarafından “oyun değiştirici” olarak değerlendirilen bu yeni sistemlerin önümüzdeki dönemde envantere girmesi ve Türkiye’nin savunma ihracatındaki rekabet gücünü daha da yükseltmesi bekleniyor.
