Akdeniz'de enerji kaynakları ve deniz yetki alanları üzerinden yaşanan gerilim yeniden gündeme geldi. YouTube'da yayımlanan Mavi Vatan ve Ötesi programında, emekli Amiral Cem Gürdeniz'in değerlendirmelerinde Great Sea Interconnector projesi, Kıbrıs çevresindeki doğal gaz sahaları ve Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin gelişmeler ele alındı.
Programda, NATO zirvesinin ardından Türkiye'nin çevresindeki jeopolitik hareketliliğin hız kazandığı savunulurken, özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji projelerinin Türkiye açısından stratejik sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Great Sea Interconnector yeniden gündemde
Programda öne çıkan başlıklardan biri, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail ekseninde gündeme gelen Great Sea Interconnector projesi oldu.
Deşifrede aktarılan değerlendirmelere göre proje, İsrail ile Avrupa arasında enerji bağlantısı oluşturmayı hedefleyen daha geniş bir enerji ve jeopolitik planın parçası olarak ele alındı. Projenin geçmişte yaşanan Türkiye-Yunanistan gerilimi nedeniyle bir süre fiilen askıya alındığı, ancak son dönemde yeniden finansman ve yatırım gündemine geldiği belirtildi.
Programda, Fransız finans kuruluşu Meridiam'ın projenin yüzde 66'sını finanse edeceğini açıkladığı, Yunanistan'ın ise kalan yüzde 33'lük bölümde yer alacağı ifade edildi. Kablolama çalışmalarında da Fransız Nexans şirketinin rol aldığı aktarıldı.
ABD'nin projeye ilgisi dikkat çekti
Programda, ABD'nin de projeye yönelik ilgisinin arttığı değerlendirmesi yapıldı.
ABD'nin kalkınma finansmanı kuruluşu DFC'nin, Great Sea Interconnector'ın Doğu Akdeniz'deki daha geniş ekonomik koridorun önemli bir parçası olduğu yönündeki yaklaşımına dikkat çekildi. Programdaki değerlendirmede, projenin başlangıçtaki Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs ekseninden çıkarak ABD ve Fransa'nın da dahil olduğu daha geniş bir yapıya dönüştüğü savunuldu.
Bu gelişmenin, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları bakımından yakından takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
Eni'nin doğal gaz hamlesi
Programda Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri de gündeme geldi. İtalyan enerji şirketi Eni'nin Güney Kıbrıs tarafından ilan edilen 6 numaralı saha çevresindeki çalışmalarına ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.
Deşifrede, Eni'nin bölgede yaklaşık 85 milyar metreküplük doğal gaz hacmi bulunduğu yönünde bir değerlendirmede bulunduğu ve 2028 yılında üretime geçme planından söz edildiği aktarıldı. Gazın Güney Kıbrıs üzerinden Mısır'daki LNG altyapısına gönderilerek Avrupa enerji güvenliğine katkı sağlamasının planlandığı ifade edildi.
Programda ayrıca söz konusu sahaların bir bölümünün Türkiye'nin 18 Mart 2020'de Birleşmiş Milletler'e bildirdiği kıta sahanlığıyla kesiştiği iddiası dile getirildi.
"Türkiye'nin kıta sahanlığı yok sayılmamalı" değerlendirmesi
Cem Gürdeniz'in programdaki değerlendirmesinde, enerji arama faaliyetlerinin yalnızca doğal gaz üretimi açısından değil, deniz yetki alanlarının fiilen kabul edilmesi açısından da önem taşıdığı savunuldu.
Programda, bir ülkenin başka bir ülkenin ilan ettiği deniz yetki alanı içerisinde araştırma faaliyetinde bulunmasının, uzun vadede söz konusu sınırların tartışmalı hale gelmesine yol açabileceği görüşü dile getirildi.
Gürdeniz, Türkiye'nin 2020 yılında Birleşmiş Milletler'e bildirdiği kıta sahanlığının korunmasının stratejik önem taşıdığını belirterek, bölgede yapılacak sismik araştırmaların Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Karadeniz'deki savaşın Türkiye'ye etkisi de ele alındı
Programın bir diğer bölümünde Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz'deki deniz ticareti değerlendirildi. Ukrayna ve Rusya'nın enerji tesisleri ile ticari gemilere yönelik saldırılarının bölgedeki ticaret ve enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.
Türkiye'nin Karadeniz'deki ticaret güvenliğinin korunması gerektiği vurgulanırken, Ankara'nın taraflar arasında çatışmaların sınırlandırılması yönündeki girişimlerine de değinildi.
Doğu Akdeniz'de enerji ve jeopolitik rekabet
Programdaki değerlendirmeler, Doğu Akdeniz'deki enerji projelerinin yalnızca ekonomik yatırımlar olmadığını, aynı zamanda bölgesel güç dengeleri açısından da önem taşıdığını ortaya koydu.
Great Sea Interconnector'ın yeniden gündeme gelmesi, Fransız şirketlerinin projedeki rolünün artması, ABD'nin projeye yönelik ilgisi ve Eni'nin doğal gaz faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetinin önümüzdeki dönemde de Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.
