Ankara Us Atölyesi Felsefe ve Düşünce Platformu, düzenlenen konferans kapsamında psikiyatr ve psikoterapist Prof. Dr. Cengiz Güleç’i ağırladı. "Psikoterapi, Anlam, Yüzleşme ve İyileşme" başlıklı etkinlikte konuşan Güleç, meslek hayatının 56. yılında psikoterapinin sınırlarını, yaygın yanlış algıları ve insanın kendi hakikatiyle yüzleşme sürecini değerlendirdi.
"Her İyileştirici Temas Psikoterapi Değildir"
Konuşmasında psikoterapi ile gündelik rahatlatıcı etkileşimler arasındaki çizgiye dikkat çeken Prof. Dr. Cengiz Güleç; ikna, telkin, hipnoz veya iç dökme (itiraf) gibi yöntemlerin geçici bir rahatlama (katarsis) sağlayabileceğini ancak bunların gerçek anlamda bir psikoterapi sayılamayacağını vurguladı. Güleç, "Bir uygulamanın bilimsel psikoterapi niteliği taşıması için tutarlı bir insan ve zihin kuramına dayanması, sınanmış bir tekniğinin olması ve kişiliğin derinliklerindeki yapısal sorunlara temas edebilmesi gerekir" dedi.
"Klasik Psikanaliz Şifa Garantisi Vermez"
Yıllardır uyguladığı kısa süreli psikanalitik psikoterapi yönteminin esaslarını aktaran Güleç, Freud'un kurucusu olduğu klasik psikanaliz ile tedavi odaklı terapi arasındaki farka değindi. Klasik psikanalizin temel amacının mutlaka bir ruhsal şifa sunmak değil, kişinin kendi hakikatini anlaması ve tanıması olduğunu belirten Güleç, günümüzde yüz yüze yürütülen psikodinamik psikoterapilerin uyum ve kişilik sorunlarında daha işlevsel bir seçenek sunduğunu kaydetti.
Terapideki Büyük Paradoks: Değişim Arzusu ve Direnç
Psikoterapi sürecinin en önemli aşamalarından birinin "yüzleşme" ve "direnç" olduğunu ifade eden Güleç, terapiye başvuran kişilerin yaşadığı içsel paradoksu şu sözlerle özetledi:
"Kişi acı çektiği ve değişmek istediği için terapiye gelir. Ancak süreç derinleştikçe ve kendi iç hakikatiyle yüzleşmeye başladıkça, farkında olmadan değişime karşı direnç gösterir. Psikoterapistten sihirli bir dokunuş bekleyen, pasif bir iyileşme arzusuyla gelen vakalarda kalıcı bir sonuç almak mümkün değildir. Asıl iyileşme, kişinin kendi iç dünyasını ve sorumluluğunu göğüslemesiyle başlar."
Etkinlik, sunumun ardından katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümle sona erdi.
