Antalya, plastik atıkların çevre ve turizm üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele etmek amacıyla düzenlenen kapsamlı bir istişare toplantısına ev sahipliği yaptı. Antalya Valiliği himayesinde gerçekleştirilen buluşmaya kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, meslek kuruluşları, sanayi temsilcileri ve sivil toplum örgütleri katılım sağladı. Toplantının başkanlığını Antalya Valisi Hulusi Şahin ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş üstlendi.
Kıyı ekosistemi için ortak strateji
Toplantıda söz alan Vali Hulusi Şahin, plastik atıkların özellikle Akdeniz kıyılarında yarattığı görsel ve çevresel kirliliğin turizm sektörünü doğrudan etkilediğini vurguladı. Şahin, "Antalya özellikle bu sorunla yüzleşmiş durumda" diyerek, bu kirliliğin sadece yerel bir mesele olmadığını, tüm Akdeniz Havzası'nı ve küresel deniz ekosistemlerini tehdit eden bir boyuta ulaştığını belirtti. Antalya'daki paydaşların ortaya koyduğu çözüm önerilerinin, İstanbul'da yapılacak olan Türkiye Plastik Atık Çalıştayı için önemli bir temel oluşturacağı ifade edildi.
Atık yönetimi ve döngüsel ekonomi
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise plastik atıkların sadece toplanıp geri dönüştürülmesinden ziyade, atığın oluşumunun kaynağında engellenmesinin kritik bir öncelik olduğunu dile getirdi. Ağırbaş, "atığı nasıl toplayıp geri dönüştüreceğiz" sorusunun ötesine geçerek, gereksiz plastik tüketiminin azaltılması ve doğa dostu alternatiflerin yaygınlaştırılması gerektiğini savundu. Antalya'nın sahip olduğu doğal zenginliklerin korunması için karasal ve denizel plastik döngüsünün bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin altı çizildi.
İstanbul'daki çalıştaya doğru ilerleyiş
Adana'da başlayıp Mersin ve Muğla gibi illerle devam eden istişare sürecinin bir parçası olan Antalya toplantısı, elde edilen verilerin İstanbul'a taşınmasını hedefliyor. 31 Ağustos ve 1 Eylül tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'na 17 bakanlık, 40'tan fazla genel müdürlük ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılması bekleniyor. Ağırbaş, bu ortak akıl çalışmasının sadece Türkiye'nin atık yönetimi politikalarına değil, aynı zamanda COP31 süreci gibi uluslararası iklim eylemlerine de önemli katkılar sunacağını belirtti.
