Eğitim-Bir-Sen 2 No’lu Şube’de yaklaşan seçim süreci, adayların vaatleri ve mevcut yönetime yönelik eleştirilerle hareketlenmeye başladı. Başkan Yardımcısı Erdal Çolak, değişim vurgusuyla adaylığını açıklayan Dilekçi’nin geçmiş dönemdeki yöneticilik performansını mercek altına alarak dikkat çekici bir çıkış yaptı.
Geçmişin sorumluluğu bugünle nasıl örtüşüyor?
Çolak, Dilekçi’nin 2022-2024 yılları arasında Hukuk ve Mevzuattan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığını hatırlatarak, bugün eleştirdiği yönetim anlayışının bir parçası olduğunu vurguladı. Dilekçi’nin “değişim” söyleminin altını doldurması gerektiğini belirten Çolak, o dönemde hangi projelerin sunulduğunu, hangi kararlara itiraz edildiğini ve somut olarak hangi değişiklikler için mücadele verildiğini sordu.
Şeffaflık ve adalet vurgusuna somut belge çağrısı
Dilekçi’nin seçim vaatleri arasında yer alan şeffaflık ve adalet kavramlarına değinen Çolak, bu iddiaların havada kalmaması gerektiğini savundu. Mevcut yönetimin şeffaf olmadığına dair bir iddia varsa, bunun hangi mali işlem veya toplantı tutanağı üzerinden temellendirildiğinin açıklanmasını istedi. Ayrıca, adaletsizlik iddialarının da hangi üyenin hakkının yendiği gibi somut örneklerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Hesap verebilirlik sadece yeni yönetime mi?
Çolak, hesap verebilirliğin sadece yeni dönem için değil, geçmiş dönem yöneticileri için de geçerli bir kavram olduğunu belirtti. Dilekçi’nin görev yaptığı süre boyunca kaç mobbing dosyasıyla ilgilendiği, kaç üyeye hukuki destek sağladığı ve hangi mevzuat tekliflerini kurula sunduğu gibi soruların yanıt beklediğini dile getirdi.
Slogan değil, yol haritası beklentisi
“Ortak akıl” ve “Yerelden Merkeze” gibi söylemlerin ancak somut mekanizmalarla anlam kazanabileceğini belirten Çolak, adayların sadece eleştiri yapmasının yeterli olmadığını savundu. Çolak, adayların ilk 100 gün içerisinde atacakları adımları, çözüm yöntemlerini ve bir yıllık çalışma takvimlerini kamuoyuyla paylaşmalarının üyeler için daha sağlıklı bir değerlendirme imkanı sunacağını belirtti. Seçim sürecinin sadece mevcut yönetimin eleştirildiği bir platform değil, geçmişin muhasebesinin yapıldığı ve geleceğin somut projelerle inşa edildiği bir süreç olması gerektiği mesajı verildi.
