Ankara Ticaret Odası'nın Ağustos ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan KOBİ'lerin içinde bulunduğu finansman sıkıntısına dikkat çekti. Baran, enflasyonla mücadelenin önemini vurgularken, sahadan gelen seslerin işletmelerin giderek artan bir sermaye darboğazı yaşadığını gösterdiğini ifade etti.
Baran, üye ziyaretleri ve komite görüşmelerinde edindiği izlenimleri aktararak, KOBİ'lerin finansman ihtiyacının büyük olduğunu ancak maliyetlerin bu ihtiyacın çok üzerinde seyrettiğini belirtti. İşletmelerin kaynak yetersizliği nedeniyle işletme sermayelerini tükettiğini, bunun da sermaye ihtiyacını daha da artırdığını söyledi.
Finansman maliyeti üretimi engelliyor
Baran, finansman maliyetlerinin işletmelerin üretebileceği katma değeri aştığında sistemin çalışmadığını, büyümenin bir yana mevcut durumu korumanın bile zorlaştığını dile getirdi. KOBİ'lerin sermayelerini yatırıma değil günlük faaliyetlerini çevirmeye harcadığı bir ortamda kalıcı ekonomik büyümenin beklenemeyeceğini vurguladı.
Finansmana erişimde sadece geçmiş dönem bilançolarına bakılmasının yanlış olduğunu belirten Baran, işletmelerin üretim kapasitesi, siparişleri, ihracat potansiyeli ve istihdam katkısının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bugün finansmana ulaşamadığı için küçülen sağlam bir işletmenin bilançosunun da sağlam kalmasının beklenemeyeceğini ifade etti.
Maliyetler ve vergi yükü işletmeleri zorluyor
Baran, reel sektörün enerji maliyetleri, vergi oranları ve istihdam üzerindeki yükler nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu belirtti. İç talepteki yavaşlamanın bazı sektörlerde iş hacmini düşürdüğünü, vadelerin uzadığını ve tahsilatların zorlaştığını söyledi. Artan maliyetler karşısında fiyatlama yapmanın da güçleştiğini kaydetti.
KOBİ'lerin Türkiye ekonomisindeki önemine değinen Baran, işletmelerin yüzde 99'unu KOBİ'lerin oluşturduğunu, üretimde, ticarette, ihracatta ve istihdamda KOBİ'lerin olduğunu hatırlattı. Bu işletmelerin yıllar içinde oluşturduğu birikimin Türkiye'nin hazinesi olduğunu vurguladı.
Yeni OVP'den KOBİ beklentileri
Yakında açıklanması beklenen Orta Vadeli Program'a ilişkin beklentilerini dile getiren Baran, makroekonomik hedeflerin yanı sıra KOBİ'lerin nasıl güçlendirileceğine dair bir yol haritası görmek istediklerini söyledi. İş insanlarının üç yıl sonrasını planlayabilmesi için öngörülebilirliğin artırılması gerektiğini belirtti.
Kalıcı fiyat istikrarının güçlü bir üretim ekonomisiyle mümkün olabileceğini ifade eden Baran, üretimin ve ticaretin zayıfladığı ortamda enflasyonun kalıcı biçimde yenilemeyeceğini, istihdamdan uzaklaşılan ortamda refahın artırılamayacağını söyledi. Acil olarak atılması gereken ilk adımın, girişimcilerin üretim, ticaret ve ihracat kapasitesini korumaya destek olmak olduğunu vurguladı.
Düşük maliyetli kredi ve vergi reformu çağrısı
Baran, KOBİ'lerin en acil ihtiyacının işletme sermayesi olduğunu belirterek, düşük maliyetli işletme sermayesi kredilerinin devreye alınmasını önerdi. Üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdamını koruyan işletmeler için uygun maliyetli, uzun vadeli ve geri ödemesiz dönemli finansman modelleri oluşturulmasını istedi.
Vergi uygulamalarına da değinen Baran, vergi gelirlerinin artmasının ilk koşulunun üretim ve ticaretin güçlü dönmesi olduğunu söyledi. Vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışılıkla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Baran, kayıt içinde kalmanın maliyetinin kayıt dışında kalmaktan yüksek olmaması gerektiğini ifade etti. Kurallara uyan işletmeleri ödüllendiren bir sistemin önemine dikkat çekti.
Son olarak, emek ve enerji yoğun sektörlerde maliyetlerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini vurgulayan Baran, istihdamı koruyan işletmelere yönelik prim ve vergi teşviklerinin güçlendirilmesi, enerji yoğun sektörlerde üretim ve ihracatı destekleyen mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
