Avrupa'nın Dört Büyük Gücünden İsrail'e Ortak "İdam Cezası" Uyarısı
Almanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık, İsrail Meclisi'nde (Knesset) görüşülen ve idam cezasının kapsamını genişletmeyi hedefleyen yasa tasarısına karşı ortak bir bildiri yayımladı. Bakanlar, tasarının "ayrımcı" niteliğine dikkat çekerek, İsrail hükümetine bu plandan vazgeçme çağrısında bulundu.
LONDRA / BERLİN / PARİS / ROMA (29 Mart 2026) – İsrail'de önümüzdeki hafta yasalaşması beklenen ve belirli suçlar için ölüm cezasını öngören kanun teklifi, Avrupa başkentlerinde büyük endişe yarattı. Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ve üç Avrupalı mevkidaşı tarafından imzalanan ortak açıklamada, tasarının demokratik ilkelere aykırı olduğu vurgulandı.
"Fiilen Ayrımcı Bir Karakter Taşıyor"
Dışişleri bakanları, yasa tasarısının teknik ayrıntılarından ziyade uygulanma biçimine dair duydukları endişeyi dile getirdi. Bildiride, "Tasarının fiilen ayrımcı nitelikte olmasından özellikle endişe duyuyoruz. Bu tasarının kabul edilmesi, İsrail'in demokratik ilkelere ilişkin taahhütlerini zayıflatma riski taşımaktadır" ifadelerine yer verildi.
İdam Cezasına Prensipte Karşı Çıkış
Avrupalı güçler, ölüm cezasının modern dünyadaki yeriyle ilgili ortak değerlerini şu cümlelerle hatırlattı:
İnsanlık Dışı: Ölüm cezası, hiçbir caydırıcı etkisi olmayan, insanlık dışı ve onur kırıcı bir cezalandırma biçimidir.
Evrensel Değerler: Dünyanın neresinde ve hangi koşulda olursa olsun, idam cezasına karşı çıkmak bizi birleştiren temel bir değerdir.
Knesset ve Hükümete "Vazgeçin" Çağrısı
29 Mart 2026 tarihli bildirinin sonunda, İsrail karar vericilerine doğrudan seslenildi. Dört ülke, İsrail Hükümeti'ni ve Knesset üyelerini bu planları derhal terk etmeye ve tasarıyı geri çekmeye çağırdı.
İsrail'in bu uyarıya nasıl bir yanıt vereceği merakla beklenirken, uzmanlar bu ortak bildirinin İsrail'in uluslararası alandaki demokratik imajı üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını değerlendiriyor.
