Gündem Atlas Dünya ŞİÖ Zirvesi'nden Çarpıcı Deklarasyon: Ukrayna Krizi Gündemde Yok, Orta Doğu Vurgusu Öne Çıktı

ŞİÖ Zirvesi'nden Çarpıcı Deklarasyon: Ukrayna Krizi Gündemde Yok, Orta Doğu Vurgusu Öne Çıktı

Şanghay İşbirliği Örgütü liderleri Bişkek'te imzaladıkları deklarasyonda Ukrayna'ya yer vermezken, Orta Doğu'daki gelişmelere derin endişe duyduklarını ve İran'ın egemenliğine destek verdiklerini açıkladı.

ŞİÖ Zirvesi'nden Çarpıcı Deklarasyon: Ukrayna Krizi Gündemde Yok, Orta Doğu Vurgusu Öne Çıktı
Kaynak: TASS Russian News Agency

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyesi ülkelerin devlet başkanları, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen zirvede önemli bir belgeye imza attı. Zirve organizasyon komitesinden yapılan açıklamaya göre, liderler Bişkek Deklarasyonu'nu kabul etti. Deklarasyonun, bir önsöz ve dört ana bölümden oluştuğu, ancak dikkat çekici bir şekilde Ukrayna ihtilafına hiçbir atıfta bulunmadığı belirtildi.

Küresel Jeopolitik ve İnsan Hakları Vurgusu

Belgede, üye ülkelerin jeopolitik durum, mevcut tehditler ve gelecekteki işbirliği alanlarına ilişkin ortak tutumları ortaya konuldu. İnsan hakları konusunda çifte standart uygulanmasına ve egemen devletlerin iç işlerine müdahale edilmesine karşı çıkıldı. Üye devletler, tüm insan haklarının bölünmezliğini ve birbirine bağımlılığını vurgulayarak, özellikle insan hakları alanında 'çifte standart' kullanılmasına ve egemen devletlerin iç işlerine karışılmasına karşı olduklarını ifade etti.

Ekonomik ve Finansal Reform Çağrısı

Ekonomi başlığında, küresel ekonomik yönetim sisteminin güçlendirilmesi ve reforme edilmesi yönünde destek yinelendi. Üye ülkeler, uluslararası kabul görmüş ilke ve kurallara dayanan, kalkınmayı teşvik eden, adil piyasa erişimi sağlayan ve gelişmekte olan ülkelere özel ve farklı muamele sunan açık, şeffaf, adil, kapsayıcı ve ayrımcı olmayan çok taraflı bir ticaret sistemini destekleyeceklerini belirtti. Ayrıca, BM Şartı'na ve uluslararası hukukun diğer normlarına aykırı olan, gıda, enerji ve insani güvenliği tehdit eden ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen tek taraflı zorlayıcı önlemlere karşı çıkıldı.

Uluslararası finans mimarisinin reformu da gündeme geldi. Üye devletler, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası finans kuruluşlarının yönetim organlarındaki temsilini artırmayı ve rolünü güçlendirmeyi amaçlayan reformları desteklediklerini açıkladı.

Bu kapsamda, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası ile Uluslararası Para Fonu'na dikkat çekildi. Ayrıca, ŞİÖ Bankalararası Birliği çerçevesinde mali işbirliğinin güçlendirilmesi için pratik diyaloğun sürdürüleceği ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından yetkilendirilen bir bankanın konsorsiyum çalışmalarına bağlanması konusunun hızlandırılması desteklendi.

Orta Doğu ve İran Meselesi

Deklarasyonda, Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin derin endişe dile getirildi ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı. Üye devletler, İran'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteklerini yineleyerek, çatışmanın yalnızca siyasi ve diplomatik araçlarla çözülmesi çağrısında bulundu. Bu bağlamda, bölgede gerilimi azaltmaya yönelik tüm çabalar memnuniyetle karşılandı. Ayrıca, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in trajik ölümü nedeniyle taziyelerini ilettiler.

Terörle Mücadele ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi

Üye ülkeler, terör, ayrılıkçı ve aşırılıkçı grupların bencil amaçlarla kullanılmasına yönelik girişimlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Her türlü terörizm şiddetle kınanırken, terörle mücadelede 'çifte standart' uygulanmasının kabul edilemeyeceği belirtildi. Uluslararası topluma, BM'nin merkezi rolü ve BM Şartı ile uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak, teröristlerin sınır ötesi hareketleri de dahil olmak üzere terörle ortak mücadele çağrısı yapıldı.

Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusunda da önemli mesajlar verildi. 1968 tarihli Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na (NPT) taraf olan üye devletler, anlaşmanın hükümlerine sıkı sıkıya uyulması, anlaşmada yer alan tüm hedef ve ilkelere kapsamlı ve dengeli bir şekilde ilerlenmesi ve küresel nükleer silahsızlanma süreci ile uluslararası nükleer silahların yayılmasını önleme rejiminin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Aynı zamanda, üye devletlerin nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla araştırılması, üretilmesi ve kullanılması konusundaki doğal haklarını ve bu alanda ayrımcılık yapılmaksızın eşit, sürdürülebilir ve karşılıklı yarar sağlayan uluslararası işbirliği yapma hakkını vurguladılar.

Güvenlik ve İstikrar: Füze Savunması ve Uzay

ŞİÖ üyesi ülkeler, örgütün askeri-politik bir blok olmadığını ve diğer devletlere yönelik olmadığını yineledi. Açıklık, müdahale etmeme, eşitlik ve karşılıklı saygı ilkeleriyle hareket ettikleri belirtildi.

Üye devletler, uluslararası ve bölgesel kalkınma sorunlarının çözümünde blok temelli ve çatışmacı yaklaşımları dışlayan bir tutum sergilediklerini ifade etti. Devletler arasındaki anlaşmazlıkların ve ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesini desteklediklerini, kalıcı uluslararası barışı sağlamayı ve güvenlik tehditlerine ortaklaşa karşı koymayı amaçladıklarını kaydetti.

Uzayın silahlardan arındırılması konusunda da önemli bir vurgu yapıldı. Üye devletler, uzayın her türlü silahtan arındırılmış olarak kalmasının önemini yineleyerek, uzayda silahlanma yarışını önleyecek, şeffaflığı artıracak ve güvenilir garantiler sağlayacak yasal olarak bağlayıcı bir uluslararası belgenin imzalanması gerektiğini vurguladı.

Ayrıca, bazı ülkelerin veya grupların tek taraflı ve sınırsız küresel füze savunma sistemleri kurmasının uluslararası güvenliği ve istikrarı bozduğu belirtildi. Üye devletler, bir ülkenin kendi güvenliğini başkalarının aleyhine sağlamasını kabul edilemez bulduklarını ifade etti.

Tarih ve Afganistan

Deklarasyonda, İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçlarının hatırlanması ve tarihin tahrif edilmesine karşı çıkılması konusundaki kararlılık yinelendi. Üye devletler, İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçlarını hatırlamaya devam edeceklerini ve tarihin tahrif edilmesine yönelik girişimlere karşı çıkacaklarını belirtti.

Afganistan konusunda ise, kalıcı barışın ancak tüm etnik ve siyasi grupları temsil eden kapsayıcı bir hükümetle sağlanabileceği vurgulandı. Üye devletler, Afganistan'ın terör, savaş ve uyuşturucudan arınmış, bağımsız, tarafsız ve barışçıl bir devlet olarak kurulmasına yönelik taahhütlerini yineledi. Ayrıca, ülkede barış, istikrar ve kalkınmayı teşvik etmek için uluslararası çabalara destek vermeye hazır olduklarını ifade ettiler.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız