Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Büyük ve Güçlü Türkiye Vizyonumuzun Lokomotifini Savunma Sanayiimiz Oluşturuyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile birlikte İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen çifte törene katıldı. "Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni" kapsamında konuşan Erdoğan, savunma sanayisinde ulaşılan tarihî seviyeyi ve yeni güvenlik paradigmasını dünyaya ilan etti.
Erdoğan, dünyada Soğuk Savaş'tan bu yana en köklü değişimlerin yaşandığını belirterek, sahada güçlü olmanın önemine şu sözlerle dikkat çekti:
"Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor."
Türkiye Tarihinde Bir İlk: Bir NATO ve AB Üyesine Savaş Gemisi İhracatı
Törende, Romanya Deniz Kuvvetleri için inşa edilen CAm. Roman korveti teslim edilirken, Türk Deniz Kuvvetleri envanterine katılan TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi de hizmete alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya ile imzaladıkları bu anlaşmanın tarihî bir nitelik taşıdığını vurguladı:
Tarihî İhracat: Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiş oldu.
Stratejik Ortaklık: CAm. Roman korvetinin, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölge güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesi olduğu ifade edildi.
Yerli Altyapı: Teslim edilen gemilerdeki savaş yönetim sistemleri, arama/atış kontrol radarları, sonar sistemleri ve yakın savunma silahları; ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, MKE ve TÜBİTAK öncülüğünde tamamen yerli imkanlarla üretildi.
Savunma İhracatında Rekor ve %80 Yerlilik Oranı
Türkiye'nin savunma sanayi ve gemi inşa sektöründeki finansal ve operasyonel gücüne dair güncel verileri paylaşan Erdoğan, şu bilgileri aktardı:
İhracat Rekoru: Türkiye, savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesi konumuna yükseldi. Geçtiğimiz ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ihracatı yapılarak tarihî bir başarıya imza atıldı.
Dev Proje Hacmi: Yürütülen savunma sanayii projelerinin toplam bütçe bedeli 25 milyar avro seviyesine ulaştı.
Üretim Gücü: Hâlihazırda 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50'nin üzerinde savaş gemisinin imalatı eş zamanlı olarak devam ediyor. Fırkateyn, denizaltı ve çıkarma gemilerinde yerlilik oranı %80'in üzerine çıktı.
"Kendi Uçak Gemisini Tasarlayan 7. Ülkeyiz"
Türk donanmasının TCG Anadolu ile bölgesel güç aktarım kabiliyetinden küresel güç aktarım yeteneğine kavuştuğunu belirten Erdoğan, millî uçak gemisi projesine de değindi:
"Millî uçak gemimiz MUGEM Projesi’yle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. En küçük bottan muhriplere kadar bütün su üstü ve su altı platformlarımızı kendi mühendislik aklımızla inşa edebiliyoruz."
"Ne Hak Yeriz Ne de Hakkımızı Yediririz"
Türkiye'nin gayesinin bölgede gerilim üretmek değil; barış, adalet ve istikrarı güçlendirmek olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin egemenlik hakları konusundaki net duruşunu şu cümleyle özetledi:
"Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde, meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur. Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net; biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz."
Tören, iki cumhurbaşkanının gemi komutanlarına bayrak, flandra ve hizmete giriş belgelerini takdim etmesi, komutanların ant içerek personeli gemilere sevk etmesi ve şanlı bayrağımızın gemilere toka edilmesiyle sona erdi.
