Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, toplumsal barışı zedeleyen ayrımcı söylemlere karşı net bir duruş sergileyerek, inanç ve kılık kıyafet üzerinden yapılan eleştirilerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen mezuniyet etkinlikleri, sosyal medyada patlak veren bir kılık kıyafet tartışmasıyla gündeme geldi. İş insanı Tijen Mergen, tören alanındaki çarşaflı kadınlar ve takkeli erkeklerin oluşturduğu tabloyu eleştirerek, üniversitede "daha çağdaş bir görüntü görmeyi beklediğini" ifade etti. Mergen'in yaşam tarzlarını hedef alan bu yaklaşımı, kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Vesayetçi zihniyete karşı duruş nasıl olmalı?
Bakan Göktaş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, evlatlarının mezuniyet başarısını kutlayan aileleri inançları ve kıyafetleri üzerinden sınıflamanın çağdaşlık ile bağdaşmayacağını belirtti. Göktaş, bu tür bir tutumun apaçık bir ayrımcılık olduğunu ifade ederken, söz konusu bakış açısının Türkiye'de artık karşılığı olmayan, eskimiş bir vesayetçi zihniyetin ürünü olduğunu vurguladı.
Toplumun bir kesimini küçümseyen bu anlayışa karşı sessiz kalmayacaklarını belirten Bakan, kimsenin kılık kıyafeti nedeniyle hedef gösterilmesine müsaade etmeyeceklerini yineledi.
Birlik ve beraberliğe karşı yapılan bu müdahalelere neden müsamaha gösterilmiyor?
Bakan Göktaş’ın açıklamaları, Türkiye'de toplumsal kutuplaşmayı tetiklemeye çalışan her türlü ayrıştırıcı söyleme karşı devletin kararlı duruşunu simgeliyor. Göktaş, milletin değerlerine tepeden bakan ve ötekileştirme gayretinde olan odaklara karşı, birlik ve beraberliği koruma konusundaki mücadelelerinden geri adım atmayacaklarını net bir dille ifade etti. Göktaş, toplumsal mozaiği zayıflatmaya yönelik her türlü girişimin karşısında yer almaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
