Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Cernobbio Forumu’nda yaptığı konuşmada Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırması gerektiğini vurgularken, AB’nin gerilemekte olduğu yönündeki basit karşılaştırmaları reddetti. Costa, “Avrupa’nın başarılarının farkında olmalı ve inşa ettikleriyle gurur duymalı” dedi.
İtalya’nın Cernobbio kentinde düzenlenen “Dünya, Avrupa ve İtalya İstihbaratı” Forumu’nda konuşan Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Avrupa Birliği’nin daha rekabetçi, belirsiz ve istikrarsız hale gelen küresel ortamda liderliğini nasıl koruyabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına Avrupa’nın geleceğinin “güvenle” başlaması gerektiğini belirterek başlayan Costa, Avrupa’nın demokratik değerler, sosyal ilerleme, ekonomik güç ve hukukun üstünlüğü açısından dünyadaki en güçlü yapılardan biri olduğunu söyledi.
Costa, 450 milyon tüketiciyi ve 32 milyon şirketi kapsayan Avrupa Tek Pazarı’nın dünya çapındaki en güçlü tek pazar olduğunu belirterek, birlik içi ticaretin yaklaşık 56 milyon istihdamı desteklediğine dikkat çekti.
Avrupa’nın yaşam beklentisi, sosyal koruma, satın alma gücü, ifade ve bilgi özgürlüğü, araştırma özgürlüğü ve bilime saygı açısından ulaştığı seviyenin altını çizen Costa, AB’nin belirsiz bir dünyada “güvenilir ve öngörülebilir bir ortak” olmasının stratejik bir avantaj sağladığını ifade etti.
“Avrupa bir gerileme hikayesi değil”
AB’nin dünyanın en geniş ticaret anlaşmaları ağına sahip olduğunu belirten Costa, 84 ülkeyi kapsayan bu ağın daha da genişlediğini söyledi.
Costa, Hindistan ve Avustralya ile müzakerelerin tamamlandığını, Mercosur ve Meksika ile anlaşmalar imzalandığını belirterek, yaklaşık 25 ülkeyle daha anlaşmaların kabul edilmesi veya onaylanması sürecinin devam ettiğini kaydetti.
“Tarifeler yerine Avrupa kazan-kazan sonuçları sunuyor” diyen Costa, AB’nin ticaretin yanı sıra güvenlik ve savunma, iklim değişikliği, teknoloji ve yapay zekânın düzenlenmesi gibi alanlarda da uluslararası iş birliğini geliştirdiğini söyledi.
Avrupa’nın son dönemde Afrika Birliği, Latin Amerika ve Karayipler ile Orta Asya gibi bölgelerle zirveler düzenlediğini hatırlatan Costa, Kanada’dan Yeni Zelanda’ya, Brezilya’dan Hindistan ve Çin’e kadar çok sayıda ülkeyle ilişkilerin güçlendirildiğini belirtti.
Costa, Avrupa’nın “çok kutuplu bir ağ” inşa ettiğini ifade ederek, “Etki alanları yerine ekonomik ve siyasi iş birliği ağları örüyoruz” dedi.
Avrupa’nın çok taraflılığı, uluslararası hukuku, barışı ve refahı savunmasının yolunun da bu ağlardan geçtiğini belirten Costa, Kanada ve Kenya ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında “Çok Taraflılık İçin Ortaklar” başlıklı bir etkinlik düzenleneceğini açıkladı.
Genişleme “en büyük jeopolitik yatırım”
AB’nin genişleme politikasını Avrupa’nın gerçekleştirdiği “en büyük jeopolitik yatırım” olarak nitelendiren Costa, genişlemenin demokrasi, hukukun üstünlüğü, ortak refah ve dayanıklılığı güçlendirdiğini söyledi.
Costa, Ukrayna, Moldova ve Batı Balkanlar’ı kapsayacak bir sonraki genişlemeninAB’yi barış, güvenlik ve refah için daha güçlü bir jeopolitik aktör haline getireceğini ifade etti.
“Avrupa bir gerileme hikayesi değil” mesajı veren Costa, Avrupa’nın rekabet gücünü ve daha hızlı, daha birlik içinde hareket etme kapasitesini artırması gerektiğini ancak bunun bir “gerileme” nedeniyle değil, dünyanın değişmesi ve Avrupa yaşam tarzının korunup güçlendirilmesi amacıyla yapılması gerektiğini söyledi.
“Letta ve Draghi’nin tespit ettiği sorunların farkındayız”
Costa, İtalyan siyasetçi ve ekonomistler Mario Draghi ile Enrico Letta tarafından hazırlanan raporlarda Avrupa’nın rekabet gücüne ilişkin ortaya konulan sorunların farkında olduklarını belirtti.
2026’nın başından itibaren Avrupa liderlerinin ekonomik performansı artırmaya yönelik stratejik bir eylem planı üzerinde ilerleme kaydettiğini belirten Costa, öncelikleri şöyle sıraladı:
- Tek Pazar’ın tamamlanması
- Gereksiz bürokrasinin azaltılması
- Uygun fiyatlı enerji sağlanması
- Sanayi kapasitesinin güçlendirilmesi
- Dışa bağımlılıkların azaltılması
- Yatırımların harekete geçirilmesi
Costa, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu tarafından üzerinde mutabık kalınan “One Europe, One Market” gündeminin 42 somut tedbirden oluştuğunu ve hedefin bunları 2027 sonuna kadar hayata geçirmek olduğunu söyledi.
“Eğer 2027 sonuna kadar teslim etmek istiyorsak, bunu gerçekleştirmek için tek bir günü bile kaybedemeyiz” diyen Costa, Avrupa Konseyi toplantılarının başında ilgili kurumların ilerleme raporlarının sunulmasının da bu nedenle önemli olduğunu ifade etti.
“2028, 1992’de yarım kalanları tamamlama yılı olacak”
Costa, Avrupa Tek Pazarı’nın tamamlanması için telekomünikasyon, enerji ve sermaye piyasaları gibi sektörlerde daha fazla entegrasyona ihtiyaç olduğunu söyledi.
Avrupa tasarruflarının Avrupa yatırımlarına dönüşmesini sağlayacak bir Tasarruf ve Yatırım Birliği kurulması gerektiğini belirten Costa, hane halklarının yatırımlara katılımını artıracak ve güçlü tüketici koruması sağlayacak yeni bir yatırım kültürüne ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Şirketlerin 27 üye ülkede faaliyet gösterebilmesini kolaylaştıracak ortak bir “28. rejim” oluşturulması çağrısını da yineleyen Costa, “Şirketlere gerçekten 28. rejimi seçme özgürlüğünü verelim” dedi.
Costa, “2028, 1992’de tamamlanması gereken ancak geride kalanları tamamladığımız yıl olacak” ifadesini kullandı.
Enerjide bağımsızlık vurgusu
Avrupa’nın uygun fiyatlı, güvenli ve sürdürülebilir enerjiye ulaşması gerektiğini belirten Costa, iklim nötr hale gelmenin yalnızca çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik fırsat ve güvenlik garantisi olduğunu söyledi.
Orta Doğu’daki devam eden krizin Avrupa’nın enerji alanında daha bağımsız hale gelmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Costa, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji yatırımlarının Avrupa’nın dışa bağımlılığını azaltabileceğini ve sanayi geleceğini güçlendirebileceğini kaydetti.
“Avrupa yapay zekâ yarışını kaybetmedi”
Costa, Avrupa’nın inovasyon konusunda daha güçlü bir konuma gelmesi gerektiğini belirterek yapay zekâ, kuantum teknolojileri, temiz enerji ve dijital altyapının gelecek neslin ekonomik liderliğini belirleyeceğini söyledi.
“Avrupa yapay zekâ yarışını kaybetmedi. Aksine, güvenmek için her türlü nedenimiz var” diyen Costa, Fransa merkezli Mistral ile Milano merkezli Domyn şirketlerini Avrupa’nın yapay zekâ alanındaki yetenek ve iddiasının kanıtı olarak gösterdi.
Avrupa’nın yalnızca teknolojik açıdan ileri ürünler geliştirmekle kalmaması, aynı zamanda kendi demokratik ilkelerini ve Avrupa sosyal modelini yansıtan teknolojiler oluşturması gerektiğini belirtti.
“Avrupa’nın en büyük kaynağı yer altında değil, insanlarda”
Konuşmasında insan kaynağına da geniş yer veren Costa, Avrupa’nın en büyük kaynağının yer altında değil, vatandaşlarının yetenekleri, yaratıcılığı ve becerileri olduğunu söyledi.
Özellikle yapay zekâ ve önümüzdeki on yılı şekillendirecek teknolojiler konusunda insanlara yatırım yapılması gerektiğini belirten Costa, Avrupa’nın yetiştirdiği yetenekleri kıtada tutmasının da kritik önem taşıdığını vurguladı.
Costa, bunun önündeki en önemli sosyal sorunlardan birinin konut olduğunu belirterek, “Konut, Avrupa’nın genç nesillerin evi olmasını sağlamak açısından kritik” dedi.
Yeni AB bütçesi için “yeni mimari” mesajı
Costa’nın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de AB’nin 2028 sonrası bütçesi oldu.
AB’nin hedeflerini karşılayabilecek uzun vadeli bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu belirten Costa, yeni bütçenin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, Avrupa’nın geleceğine ilişkin temel siyasi tercihleri yansıttığını söyledi.
2028-2034 dönemini kapsayacak yeni bütçede rekabet gücü, sanayi dönüşümü, savunma, güvenlik ve stratejik dayanıklılığın merkezde olması gerektiğini ifade eden Costa, bütçenin önceki dönemlerden “tamamen farklı bir mimariye” sahip olacağını belirtti.
Bununla birlikte, uyum ve tarım politikalarının da desteklenmeye devam etmesi gerektiğini söyleyen Costa, bu politikaların Avrupa’da bölgesel kalkınma ve ortak refahın temel sütunları olduğunu vurguladı.
AB bütçesinin büyük bölümünün üye ülkelerin ulusal katkılarıyla finanse edildiğini hatırlatan Costa, bu katkıların makul seviyelerde tutulabilmesi için yeni öz kaynaklar konusunda dengeli ve iddialı bir pakete ihtiyaç olduğunu belirtti.
“2028’de AB fonlarında kesinti riskini göze alamayız”
Costa, yeni bütçe konusunda 2026 sonuna kadar anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
“2028’de AB fonlarında kesinti riskini göze alamayız” diyen Costa, böyle bir durumun çiftçileri, şirketleri, öğrencileri, araştırmacıları, yenilikçileri ve genel olarak Avrupa vatandaşlarını etkileyeceğini söyledi.
Müzakerelerin kolay olmayacağını kabul eden Costa, buna rağmen Avrupa liderleri arasındaki yapıcı atmosferden cesaret aldığını ve yıl sonuna kadar anlaşmaya varılabileceğine inandığını ifade etti.
Konuşmasının sonunda Avrupa’nın tarihindeki en büyük başarıların birlikte hareket edildiğinde elde edildiğini belirten Costa, sözlerini “Güvenle. Bilinçle. Kararlılıkla.” mesajıyla tamamladı.
