Gündem Atlas Sinema & TV UAFF Paneli'nde Afet Yönetiminde Yapay Zeka ve Travma İlişkisi Tartışıldı

UAFF Paneli'nde Afet Yönetiminde Yapay Zeka ve Travma İlişkisi Tartışıldı

İkinci Uluslararası Afet Film Festivali'nde düzenlenen panelde travma, kimlik krizleri ve yapay zekanın afet yönetimindeki rolü tartışıldı. Sanatın iyileştirici etkisine de vurgu yapılarak, travmalarla yüzleşme ve iyileşme süreçlerinin önemi vurgulandı.

UAFF Panelinde Travma, Kimlik ve Afet Yönetimi Tartışıldı

 Bulgaristan Türklerinin Kimlik Krizinden Yapay Zekalı Yangın Tahminine

 İkinci Uluslararası Afet Film Festivali'nin (UAFF) "Travmayı Anlatmak" başlıklı ikinci panelinde, bireysel ve kolektif travmaların etkileri, büyük grup kimliği krizleri, zorunlu göç deneyimleri, afet yönetiminde yapay zeka teknolojilerinin kullanımı ve sanatın iyileştirici rolü incelendi.

 Panelde Muzaffer Mustafa (Klinik Sosyolog, Travmatik Stres Uzmanı), İlhami Aydın (Elektronik Mühendisi, Orman Yardım Mücadele Birimi Eski Daire Başkanı) ve Hasan Basri Özdemir (Kayseri Film Festivali Kurucusu, Öğretim Görevlisi) konuşmacı olarak yer aldı.

NEREDE (Nerede): Etkinlik, İkinci Uluslararası Afet Film Festivali kapsamında gerçekleştirildi.

NE ZAMAN (Ne Zaman): Panel, 1984 yılındaki asimilasyon süreçlerinin (isim değiştirme) kırk birinci yıldönümüne denk gelen günlerde düzenlendiği için simgesel bir öneme sahipti. Konuşmalarda 1989 zorunlu göçü, 2021 Manavgat yangınları, ve 2023 depremi gibi travmatik olaylara değinildi.

NİÇİN (Niçin/Amaç): Panel, bireysel ve toplumsal travmalarla yüzleşmenin, bu deneyimleri anlamlandırmanın ve iyileşme süreçlerini destekleyen politikaların, sanatın ve teknolojinin önemini vurgulamak amacıyla düzenlendi.

NASIL (Nasıl/Detaylar):

Kimlik Krizi ve Kolektif Travma: "Nerelisin?" Sorusu

Klinik Sosyolog Muzaffer Mustafa, sunumuna bireysel otobiyografik hikayesinden yola çıkarak kolektif travmaya değindi ve 1989'da Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç ettikten sonra sıkça karşılaştığı “Nerelisin?” sorusunun, göçmen bireylerin yaşadığı aidiyet krizlerini simgeleyen bir metafor olduğunu belirtti. Mustafa, bu sorunun coğrafi uzaklıktan çok, derin tarihsel, sosyolojik ve psikososyal faktörlerden kaynaklandığını vurguladı.

Mustafa, 1984’te kendi Türk-Arap isminin (Muzaffer Mustafa) zorla Slav ismi olan Mirena Fidanova’ya dönüştürülmesini, kimliğe zorla müdahale ve sağlıklı hücrelerin yapısının bozulması gibi tanımladı. Etnik milliyetçiliğe karşı çıktığı için babasının Avrupa'daki son toplama kampı olan Belene Adası'na gönderildiğini aktardı. Bu tür toplumsal travmaların, Vamık Volkan'ın çalışmalarına atıfla, büyük grup kimliklerinde sembolik yara bıraktığını ve bu yaranın sonraki kuşaklarda düşmanlık duygularını pekiştirebildiğini dile getirdi. Toplumsal düzeyde travma, kanser hücrelerinin sağlıklı dokuları yok etmesi gibi, kolektif kansere neden olarak topluluk bağlarını zayıflatır.

Afet Yönetiminde Yapay Zeka ve Dirençli Toplum

İlhami Aydın, iklim değişikliğinin Türkiye'de 2008'li yıllardan itibaren şiddetli hissedilmeye başlandığını ve özellikle 2021 Manavgat yangınlarının hem toplum hem de devlet için zirve bir travma olduğunu belirtti. Dünya Meteoroloji Ajansı verilerine göre, 2100 yılına kadar orman yangınlarının sayısının artacağını ve şiddetinin artmasıyla müdahale fırsatının kalmayacağını söyledi.

Aydın, bu yeni normale (depremle olduğu gibi yangınlarla birlikte yaşama) alışılması gerektiğini ve yangınlara dirençli toplum ve orman yetiştirme çalışmalarının önem kazandığını ifade etti. Türkiye'nin yerli ve milli teknolojilerle afetlere karşı direnç oluşturduğunu belirten Aydın, Koç Holding ile geliştirilen yapay zeka sisteminin, yangın riskinin yüksek olduğu bölgeleri birkaç gün öncesinden tespit ederek ekiplerin bu alanlarda yoğunlaşmasını sağladığını aktardı. Ayrıca, İnsansız Hava Araçlarının (İHA) 100 kilometreden yarım metrekarelik yangını dahi tespit edebildiğini, bunun da erken haber alma ve erken müdahale avantajı sağladığını ekledi.

Sanatın İyileştirici Rolü: Gerçeklikle Yüzleşmek

Hasan Basri Özdemir, tarih boyunca sanat akımlarının (Alman dışavurumculuğu, İtalyan gerçekçiliği) büyük toplumsal travmaların ardından ortaya çıktığını ve yaraları sarmak için kullanıldığını ifade etti.

Özdemir, ticari sinemanın (Hollywood) toplumsal travmaları anlatırken üç etik ihlal yaptığını öne sürdü: metalaştırma, gerçeklikten ve hakikatten kopma ve sömürü. Bağımsız sinemanın ise (özellikle belgesel sinemanın) kamerayı sokağa indirerek halkın arasına girdiğini. Bu yaklaşımın, izleyicinin hikayeyi algılamasına, fikir üretmesine ve böylece iyileşme sürecine katkı sağlamasına yardımcı olduğunu vurguladı.

Görünürlük ve Unutulan Semboller

Muzaffer Mustafa, kolektif hafıza ve görünürlük meselesini Mostar Köprüsü ve Berlin Duvarı sembolleri üzerinden karşılaştırdı. Berlin Duvarı'nın yıkılışının Avrupa'nın kolektif hafızasında komünizmin sonu olarak görünür hale geldiğini ve kutlandığını, buna karşın farklı kültürleri birleştiren Mostar Köprüsü'nün yıkımının ise unutulduğunu ve arşivlendiğini belirtti. Görünürlüğün, bir meselenin "endişelendiğimiz, tehdit altında hissettiğimiz" kamusal bir mesele haline geldiği anlamına geldiğini söyledi.

Panelin sonunda, travma bilgilendirilmiş politikalarla desteklenmiş çalışmaların acil bir ihtiyaç olduğu vurgulandı, zira travma yaşamış bir beynin yapısının yaşamamış olandan farklı olduğu belirtildi. İyileşmenin yolu; sanat, spor ve müzik gibi alanlarla desteklenmiş, deneyim odaklı "tutarlılık adaları" inşa etmekten geçmektedir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız