Prof. Dr. Zakir Avşar’dan Çarpıcı Analiz: "CHP’deki Kriz Kurultay Değil, Siyasal Yozlaşma Meselesidir"
ANKARA - BHA
Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, mahkemenin "mutlak butlan" kararı sonrası CHP'de yaşanan gelişmeleri köşesine taşıdı. Avşar, ''CHP’nin mutlak butlan hamuru daha çok su kaldırır'' başlıklı yazısında, partideki krizin sadece bir liderlik yarışı olmadığını, çok daha derin bir yapısal ve etik kırılmaya işaret ettiğini vurguladı.
"Mesele Kongre Hukuku Değil, Siyasal Yozlaşma"
Krizin merkezinde 38. Olağan Kurultay sürecine dair ciddi iddiaların bulunduğunu belirten Avşar, delegelerin iradesinin maddi menfaatler üzerinden şekillendirildiğini ifade etti. Yazısında şu çarpıcı detaylara yer verdi:
"Bazı delegelere para, telefon, tablet, konut, yakınlarını belediyelerde işe yerleştirme veya çeşitli kişisel menfaatler sağlandığı, bunun da kurultay sonucunu etkilediği yönündeki iddialar ciddi bulunduğu içindir ki mutlak butlan kararı çıkmıştır. Dolayısıyla tartışmanın merkezinde 'kongre hukuku' değil, doğrudan 'siyasal yozlaşma' meselesi bulunmaktadır."
Belediyeler "Sadakat Üretim Mekanizması" Haline Geldi
Prof. Dr. Zakir Avşar, özellikle büyükşehir belediyeleri üzerinden oluşan ekonomik ve idari gücün parti içi dengeleri bozduğunu aktardı. Siyaset sosyolojisi açısından ideolojik sadakatlerin yerini "patronaj" ilişkilerinin aldığına dikkat çeken Avşar, bu durumun özellikle Ekrem İmamoğlu ile birlikte belirginleştiğini savundu. Siyasi rekabetin fikirler arasında değil, kaynak dağıtım kapasitesi arasında yaşandığını belirtti.
"Kılıçdaroğlu’nun 'Arınma' Sözünün Önemi Burada Başlıyor"
Yaşanan yarılmanın temel nedeninin bir "meşruiyet tartışması" olduğunu ifade eden Avşar, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu cephesi arasındaki ayrışmayı şu sözlerle özetledi:
Kılıçdaroğlu Cephesi: Özel-İmamoğlu ikilisinin siyasal başarı için etik sınırları aşındırdığını ve partiyi bir çıkar ağına dönüştürdüğünü düşünüyor. Kılıçdaroğlu’nun "arınma" söylemi bu yüzden önem taşıyor.
Özel - İmamoğlu Cephesi: Ellerinde kalan tek argüman "değişim sürecini durdurmaya çalışan eski güç odaklarının hamlesi" iddiasıdır. Kitleyi ikna etmek için kullandıkları "yargı darbesi" ve "saray darbesi" kavramları artık inandırıcı olmaktan uzaktır.
İki Liderin Sembolik Çatışması
Yazısının son bölümünde liderlerin pozisyonunu analiz eden Avşar; Kılıçdaroğlu’nun dönüşünün eski CHP siyasal kültürü ile yeni arayışlar arasındaki gerilimin sembolik bir yansıması olduğunu belirtti. Değişim dalgasıyla yükselen ve yerel seçim başarısıyla güç kazanan Özgür Özel'in liderliğinin ise bu şaibeler ve patronaj ilişkilerinin gölgesinde ikili bir karakter taşımaya başladığını ifade etti.
