Türk Dokuma Sanatı’nın yaşayan son temsilcilerinden biri olan 84 yaşındaki İsmail Yanık, 64 yıl önce edindiği tezgahın başında aralıksız üretim yapmayı sürdürüyor. Mesleğinin geleceği konusunda derin endişeler taşıyan Yanık, en büyük üzüntüsünün "çırak bulamamak ve bu mesleğinin devamının getirilmesini sağlayamamak" olduğunu ifade ediyor. Çamlıdere’den 20’li yaşlarında Beypazarı’na gelerek mesleği ustasının yanında öğrenen Yanık, geçmişte bölgedeki kadınların şalvar üzerine Beypazarı bezinden mintan, gömlek ve şal giydiklerini, o dönemde yoğun talebi karşılamakta zorlandıklarını belirtiyor.
Zanaatın geleceği ve çıraklık krizi
İsmail Usta, mesleki mirasının kaybolmaması için büyük çaba sarf etse de çırak bulma konusundaki sıkıntılar sanatın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Buna rağmen üretim disiplininden kopmayan usta, Denizli’den temin ettiği iplikleri kullanarak günümüz modasına uygun tasarımlar geliştiriyor. Ürettiği masa örtüsü, bornoz, yatak örtüsü ve şal gibi ürünler, özellikle yerli turizmde Beypazarı’nı ziyaret edenlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.
Turistlerin ilgisi ve 64 yıllık tezgah
Beypazarı Gaz Lambası Müzesi’nin hemen yanında yer alan dükkan, özellikle hafta sonları günübirlik ziyaretçilerin uğrak noktası haline geliyor. Ziyaretçiler, tezgahın çıkardığı ritmik şakırtı seslerini takip ederek dükkana yöneliyor. İsmail Usta’nın 64 yıl önce aldığı ahşap tezgah, aradan geçen onca yıla rağmen ilk günkü performansıyla çalışmaya devam ediyor. Usta, bu emektar tezgahın gerekli bakımlarla birlikte rahatlıkla bir yüz yıl daha üretim yapabilecek kapasitede olduğunu vurguluyor.
