Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün Temmuz 2026 iklim, fenolojik durum ve sulama istatistiklerine göre Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu bir dönem yaşanıyor. Temmuz yağışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 92 artarken, 10 aylık su yılı yağışları son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Türkiye'nin 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin iklim, fenolojik durum ve sulama verileri açıklandı. Veriler, sıcaklıkların mevsim normallerinin bir miktar üzerinde seyretmesine rağmen yağışlardaki artış ve barajlardaki doluluk oranları sayesinde tarımsal üretim açısından genel olarak olumlu bir tablo ortaya koydu.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 25 Ağustos 2026 tarihli bültenine göre, Temmuz ayında Türkiye genelinde ortalama sıcaklık 25,3 derece olarak ölçüldü. Bu değer, 1991-2020 dönemi Temmuz normali olan 25 derecenin 0,3 derece üzerinde gerçekleşti.
Temmuz ayının en düşük sıcaklığı 4,6 dereceyle Kangal'da, en yüksek sıcaklığı ise 46,8 dereceyle Cizre'de kaydedildi.
Temmuz yağışları geçen yıla göre yüzde 92 arttı
Türkiye genelinde Temmuz 2026'da ortalama 18,4 milimetre yağış ölçüldü. Temmuz ayı uzun yıllar ortalaması 15,6 milimetre, 2025 yılı Temmuz ayı yağışı ise 9,6 milimetre olarak kayıtlara geçmişti.
Buna göre Temmuz yağışları:
Uzun yıllar normaline göre yüzde 18 arttı.
Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 92 yükseldi.
Yağışlardaki artış bölgelere göre farklılık gösterdi. Ege ve Güneydoğu Anadolu'nun büyük bölümünde yağışlar normalin altında kalırken, Akdeniz Bölgesi'nde Temmuz yağışları normalin iki katından fazla gerçekleşti.
Ardahan 115,8 milimetreyle il geneli yağışlarda en yüksek değere ulaşırken Batman, Mardin, Siirt ve Şanlıurfa'da Temmuz ayında yağış kaydedilmedi.
Osmaniye'de ise normalinin dört katından fazla yağış gerçekleşti. Batman, Mardin, Siirt ve Şanlıurfa'da son 66 yılın, Diyarbakır'da son 22 yılın, Şırnak'ta son 16 yılın en düşük Temmuz yağışı ölçüldü. Osmaniye'de ise son 31 yılın en yüksek Temmuz yağışı kaydedildi.
2026 su yılı yağışlarında tarihi seviye
1 Ekim 2025-31 Temmuz 2026 dönemini kapsayan 10 aylık su yılı verileri ise dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
Türkiye genelinde bu dönemde ortalama 693 milimetre yağış kaydedildi. Uzun yıllar ortalaması 533,7 milimetre, geçen yılın aynı dönemindeki yağış miktarı ise 393,2 milimetre oldu.
Böylece 10 aylık su yılı yağışları:
Normale göre yüzde 30 arttı.
Geçen yıla göre yüzde 76 yükseldi.
Son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Bölgesel bazda da yağışlar genel olarak uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yüzde 47 ile normale göre en fazla artışın görüldüğü bölge oldu.
Akdeniz Bölgesi'nde son 66 yılın, Doğu Anadolu'da son 38 yılın, İç Anadolu'da son 15 yılın, Ege'de son 11 yılın ve Karadeniz'de son 10 yılın en yüksek su yılı yağış seviyeleri kaydedildi.
Sulama barajlarında doluluk yüzde 72,6'ya ulaştı
Yağışlardaki artış su kaynaklarına da olumlu yansıdı. 1 Temmuz 2026 itibarıyla sulama amaçlı barajların doluluk oranı yüzde 72,6 seviyesine ulaştı.
Bakanlık ve meteorolojik değerlendirmelere göre mevcut tablo, geçen yıla kıyasla su rezervleri açısından daha güçlü bir duruma işaret ediyor.
Tarımsal üretimde yaygın kuraklık riski bulunmuyor
Fenolojik değerlendirmelerde Türkiye genelinde 2025-2026 tarım yılının Temmuz ayı itibarıyla meteorolojik ve tarımsal koşulların olumlu ve dengeli seyrettiği belirtildi.
Yağışlardaki artışın toprak nemini yükselterek bitki gelişimini desteklediği bildirildi. Hububat başta olmak üzere tarla bitkilerinin gelişiminin genel olarak normal ve sağlıklı ilerlediği, birçok bölgede hasadın tamamlandığı, bazı bölgelerde ise hasat çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.
Mevcut koşullarda Türkiye genelinde yaygın bir tarımsal kuraklık riski bulunmadığı değerlendirildi.
Bölgelere göre tarımsal görünüm
Marmara: Hububat hasadı büyük ölçüde tamamlandı. Yağışların çoğu noktada yeterli olması nedeniyle tarımsal kuraklık riski bulunmuyor. Bazı alanlarda dolu ve aşırı nem kaynaklı lokal zararlar görülse de genel verim beklentisi korunuyor.
Ege: Hububat hasadının büyük bölümü tamamlandı. Afyonkarahisar, Manisa ve Uşak'ta yağışlar yetersiz kalsa da genel olarak tarımsal kuraklık riski bulunmuyor. Lokal dolu ve hastalık kaynaklı zararlar dışında üretim olumlu ilerliyor.
Akdeniz: Hububat hasadı büyük ölçüde tamamlanırken yüksek kesimlerde çalışmalar sürüyor. Yağışların genel olarak yeterli olması nedeniyle kuraklık riski bulunmuyor. Aşırı yağış nedeniyle bazı bölgelerde drenaj sorunları ve yatma vakaları yaşandı.
İç Anadolu: Hububat hasadı büyük ölçüde tamamlandı. Nohut ve mercimekte olgunlaşma ve hasat dönemi yaşanıyor. Kırıkkale ve Kırşehir'de yüksek sıcaklıkların mercimekte sınırlı verim kaybına yol açabileceği değerlendirilirken Karaman'da yağış azlığı ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle risk izleniyor.
Karadeniz: Üretim sezonu bölgenin yükselti ve mikroklima özelliklerine göre hasat başlangıcı ile hasat sonu arasında değişiyor. Yağışlar genel olarak yeterli. Aşırı yağışlara bağlı külleme, antraknoz ve pas gibi hastalıklar ile lokal dolu zararları ise takip ediliyor.
Doğu Anadolu: Hububat üretiminde farklı rakım ve ekim zamanlarına bağlı olarak gelişimin farklı aşamaları görülüyor. Genel olarak yağışların yeterli olması nedeniyle kuraklık riski bulunmuyor. Bazı alanlarda kök çürüklüğü, sarı pas ve septoria gibi hastalıklar lokal verim kayıplarına neden oldu.
Güneydoğu Anadolu: Hububat hasadı büyük ölçüde tamamlandı. Pamukta koza, mısırda ise koçan oluşumu dönemi yaşanıyor. Bölge genelinde yaygın kuraklık riski bulunmazken aşırı yağışların neden olduğu mantari hastalıklar ve lokal dolu zararları başlıca riskler arasında yer alıyor.
Sıcaklık son 56 yılın en sıcak 19. Temmuz ayı oldu
Temmuz ayında sıcaklıkların uzun yıllar ortalamasının 0,3 derece üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Böylece 2026 Temmuz ayı, son 56 yılın en sıcak 19. Temmuz ayı olarak kayıtlara geçti.
Buna karşın yağışlardaki belirgin artış, toprak nemi ve su kaynakları açısından tarımsal üretimi destekledi.
Meteorolojik ve tarımsal koşulların mevcut şekilde devam etmesi halinde Türkiye genelinde hububat ve diğer tarımsal ürünlerde verim ve üretim miktarlarının beklentileri karşılamasının öngörüldüğü bildirildi.
Uzman değerlendirmelerinde, yaygın kuraklık tehdidinin bulunmadığı ancak bazı bölgelerde aşırı yağışlara bağlı su yönetimi sorunları, mantari hastalıklar ve lokal dolu zararlarının yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
