Küba’da Tarihî Dönüşüm: Meclis, Özel Sektörün ve Yabancı Yatırımın Önünü Açan Reform Paketini Onayladı
Küba Parlamentosu (Ulusal Meclis), ülkenin onlarca yıldır uyguladığı katı devlet güdümlü ekonomik modelini esneten, özel sektörün rolünü artıran ve yabancı sermaye girişini kolaylaştıran köklü bir reform paketine imza attı. Mecliste gerçekleştirilen oturumda, ekonomide yapısal değişiklikler öngören 176 maddelik dönüşüm paketi oy birliğiyle kabul edildi. Başbakan Manuel Marrero tarafından sunulan önlemler doğrultusunda, devletin ticari ve ekonomik faaliyetlerdeki ağırlığının kademeli olarak azaltılacağı ilan edildi.
Yabancı Yatırımcıya Devlet Ortaklığı Zorunluluğu Kaldırıldı
Onaylanan yeni düzenlemeler, adadaki yerli ve yabancı sermaye için kritik kolaylıklar ve devrim niteliğinde adımlar içeriyor:
Ortaklık Şartına Son: Yabancı yatırımcıların Küba pazarında faaliyet gösterebilmesi için yürürlükte olan "devlet şirketleriyle ortaklık kurma" zorunluluğu tamamen ortadan kaldırıldı.
Hisse Satışı ve Büyük Şirketler: Ülkede ilk kez büyük ölçekli özel şirketlerin kurulmasına izin verilirken, yerli ve yabancı yatırımcıların devlet işletmelerinden hisse satın alabilmesinin de önü açıldı.
Başbakan Marrero, söz konusu radikal önlemlerin uygulama takvimine ilişkin henüz somut bir tarih paylaşmadı.
Díaz-Canel’den Sosyalizm Vurgusu ve ABD’ye "Kapımız Açık" Sinyali
Reform paketinin kabul edilmesinin ardından konuşan Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, hükümetin sosyalist sisteme olan bağlılığının baki olduğunu vurguladı. Bununla birlikte dış politikada kritik bir çıkış yapan Küba lideri, ABD ile ilişkileri normalleştirmeye açık olduklarını belirtti:
"Küba, halklarımızın çıkarına olacak medeni ve karşılıklı saygıya dayalı bir ilişkiye her an hazır. Gösterdiğimiz saygının aynısını göstererek buradan gireceklere kapımız daima açık."
Ekonomik Buhran Karşısında "Acil Değişiklik" Kaçınılmaz Oldu
Devlet Başkanı Díaz-Canel, adanın içinden geçtiği yapısal ekonomik sorunları ve kıtlıkları aşabilmesi için bu acil değişikliklerin kaçınılmaz olduğunu savundu. Kübalı yetkililer mevcut ekonomik buhranı, ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı ticaret ambargosu ve petrol arzına yönelik kısıtlamalara bağlıyor. Ancak Díaz-Canel, dış etkenlerin yanı sıra içerideki bürokrasiye, idari hantallığa ve üretkenliği baltalayan eski düzenlemelere de dikkat çekti.
Gıda, yakıt, içme suyu ve ilaç kıtlığıyla boğuşan Küba ekonomisi, aynı zamanda kronikleşen elektrik kesintileriyle de mücadele ediyor. Enerji krizinin derinleştiği adaya, yılın başından bu yana stratejik ortaklardan Rusya’dan yalnızca tek bir petrol tankerinin yanaşması ise sürecin finansal sıkışmışlığını gözler önüne seriyor. Yaşanan bu gelişmelerin gölgesinde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Washington yönetiminin adadaki olası ekonomik ve siyasi dönüşümler konusunda Küba hükümetiyle diplomatik görüşmeler yürüttüğünü doğruladı.
