Prof. Dr. Zakir Avşar, muhalefetin vizyonsuzluğunu eleştirdiği değerlendirmesinde, AK Parti’nin sosyal konut hamlelerinin sadece bir inşaat projesi değil, derinlikli bir toplumsal güvenlik ve ekonomik istikrar politikası olduğunun altını çizdi.
Türkiye’nin kalkınma hamlelerinde muhalefet kanadının somut bir çözüm sunmak yerine etkisiz kaldığını belirten Prof. Dr. Zakir Avşar, kaleme aldığı yazıda iktidarın konut politikalarını mercek altına aldı. Avşar, muhalefetin kısır tartışmalarla vakit kaybettiği bir dönemde, hükümetin özellikle İstanbul gibi metropollerde sosyal konutu temel bir devlet politikasına dönüştürdüğünü vurguladı.
İstanbul’un altyapı ve konut sorununa tarihsel bir perspektifle yaklaşan Avşar, günümüzdeki vizyonun Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanlığı döneminde atılan temellere dayandığını ifade etti. KİPTAŞ ve benzeri kurumsal yapılarla başlayan sürecin, bugün dar ve orta gelirli vatandaşlar için bir yaşam güvencesi haline geldiğini belirtti.
Sosyal Konut Politikasının Stratejik Önemi Nedir?
Avşar’a göre sosyal konut, artık basit bir yardım mekanizması değil, ekonomiyi besleyen stratejik bir kaldıraç görevi görüyor. İnşaat sektörünün çarpan etkisiyle istihdamı canlı tuttuğunu ifade eden akademisyen, İstanbul özelindeki yoğun talebin piyasa şartlarının ötesinde devlet müdahalesini zorunlu kıldığını belirtti. Özellikle uzun vadeli ödeme planları ve düşük peşinat seçenekleri, bu politikaların mali gerçeklerle uyumunu ortaya koyuyor.
Deprem Riski ve Kent Güvenliği Nasıl Sağlanacak?
Konut meselesinin bir güvenlik sorunu olduğunu hatırlatan Avşar, kentsel dönüşümün sosyal konut projeleriyle birleştirilmesinin hayati bir önem taşıdığına dikkat çekti. Yüksek deprem riski altındaki İstanbul’da, eski yapı stokunun yenilenmesi ve yeni sosyal alanların inşası bir bütün olarak ele alınıyor. Profesör Avşar, sosyal donatıları, okulları ve yaşam kalitesini önceleyen bu yaklaşımın, toplumdaki bağları güçlendirdiğini ve şehri geleceğe hazırladığını savunuyor.
Yazısını sert bir eleştiriyle tamamlayan Avşar, muhalefeti somut projelerden uzak durmakla itham ederek, yağma ve talan eksenli siyasetin ötesine geçip geçemeyeceklerini sorguladı.
