Gündem Atlas Yerel Akademisyen Zakir Avşar anket şirketlerini uyardı: 'Yutturduklarını düşünenlere sözüm var'

Akademisyen Zakir Avşar anket şirketlerini uyardı: 'Yutturduklarını düşünenlere sözüm var'

Prof. Dr. Zakir Avşar, kamuoyu araştırmalarındaki çelişkili sonuçları ve metodolojik belirsizlikleri eleştirerek, şeffaflık ve etik ilkelerin önemine dikkat çekti.

Akademisyen Zakir Avşar anket şirketlerini uyardı: 'Yutturduklarını düşünenlere sözüm var'
Kaynak: BHA

Akademisyen ve Haber7 yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, son dönemde artan kamuoyu araştırmalarını mercek altına aldı. "Kamuoyu kimin oyu?" başlıklı değerlendirmesinde, araştırma şirketlerinin birbirinden farklı sonuçlar açıklamasını ve bu durumun yarattığı güven sorununu masaya yatırdı.

Avşar, özellikle yeni kurulan bir partinin ilk günkü anketlerde birinci gösterilmesinden, alt sıralara itilmesine kadar geniş bir yelpazede farklı sonuçların ortaya çıktığını belirtti. Bu tablonun, araştırmaların bilimsel standardı ve güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.

Bilimsel yöntem mi, siyasi tercih mi?

Kamuoyu araştırmalarının demokratik siyasetin önemli bilgi kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Avşar, ancak bu araştırmaların bilimsel yöntemlerle yapılması gerektiğini söyledi. Örneklemin nasıl oluşturulduğu, görüşme sayısı, saha tarihi, soru biçimi ve kararsız seçmenlerin nasıl değerlendirildiği gibi temel bilgilerin şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini belirtti.

Avşar, "Öyle nevzuhur, kim tarafından, ne zaman, ne şekilde yapıldığı bilinmeyen, cafcaflı bir araştırma kurumu adı yazılarak bu işler olmaz" diyerek, ismi bilinmeyen kuruluşların açıkladığı sonuçlara itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Finansman şeffaflığı etik zorunluluk

Araştırmayı kimin yaptırdığı ve finanse ettiğinin de en az yöntem kadar önemli olduğunu kaydeden Avşar, uluslararası meslek standartlarının bu bilgilerin açıklanmasını temel etik ilke olarak kabul ettiğini hatırlattı. Metodolojisi ve finansmanı hakkında yeterli bilgi bulunmayan araştırmaların bilimsel değerinin bağımsız biçimde değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Aynı dönemde farklı kuruluşların birbirinden oldukça uzak sonuçlar açıklamasının dikkatle ele alınması gerektiğini belirten Avşar, bu farklılıkların manipülasyon olarak nitelendirilmesinin bilimsel açıdan doğru olmayabileceğini, ancak metodolojik tercihlerin sonuçlar üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti.

Kararsız seçmen dağılımı ve algı yönetimi

Kararsız seçmenlerin dağıtılmasının ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Avşar, doğrudan ölçülen oran ile varsayımlara dayalı hesaplanan oranın aynı olmadığını, bu nedenle "kararsızlar dağıtıldıktan sonra" elde edilen sonuçların kesin bir toplumsal gerçeklik gibi sunulmasının yanlış olduğunu söyledi.

Araştırma sonuçlarının sunumunda kullanılan dilin de seçmen davranışını etkileyebileceğine dikkat çeken Avşar, "Bir araştırmada belirli bir partinin yüzde 30 ölçülmesi ile aynı sonucun 'parti açık ara önde' şeklinde sunulması aynı şey değildir" dedi. Özellikle sosyal medyada tek bir grafik veya rakam üzerinden yapılan paylaşımların araştırmanın yöntemini ve belirsizliklerini görünmez kıldığını belirtti.

Medyaya ve vatandaşa önemli görevler düşüyor

Medyanın da araştırma şirketleri kadar sorumlu davranması gerektiğini ifade eden Avşar, gazetecilerin anket sonuçlarını yayımlarken örneklem büyüklüğü, saha tarihi, yöntem ve finansman bilgilerini de aktarması gerektiğini söyledi. "Şok anket", "seçimin sonucu belli oldu" gibi ifadelerin istatistiksel içerikten daha güçlü bir psikolojik etki ürettiğini ve bu dilin seçmen üzerinde algısal bir etki oluşturabileceğini vurguladı.

Vatandaşların da bir tür "anket okuryazarlığı" geliştirmesi gerektiğini belirten Avşar, bir araştırma sonucu görüldüğünde "Bu araştırmayı kim yaptı?", "Kaç kişiyle görüşüldü?", "Araştırma ne zaman gerçekleştirildi?", "Örneklem nasıl oluşturuldu?", "Sorular nasıl soruldu?", "Kararsızlar dağıtıldı mı?", "Araştırmayı kim finanse etti?" ve "Aynı dönemdeki diğer güvenilir araştırmalar ne söylüyor?" sorularının sorulması gerektiğini ifade etti.

Güvenilir siyasal iletişim şeffaflıkla mümkün

Kamuoyunu ölçmek ile kamuoyunu etkilemek arasında ince bir çizgi olduğunu vurgulayan Avşar, bilimsel araştırmanın görevinin topluma ne düşünmesi gerektiğini söylemek değil, toplumun ne düşündüğünü güvenilir yöntemlerle ortaya koymak olduğunu belirtti. Kamuoyuna sunulan her araştırmanın arkasındaki yöntem, varsayım ve finansmanın görünür hale gelmesi gerektiğini söyledi.

Avşar, "Demokrasilerde kamuoyu elbette ölçülebilir fakat kamuoyunu ölçme iddiasındaki verilerin kendisi de sorgulanabilir olmalıdır. Güvenilir siyasal iletişim seçmene hazır bir sonuç sunmakla değil seçmenin o sonucun nasıl üretildiğini anlayabilmesini sağlamakla mümkündür" dedi.

Son olarak Genar, Betimar ve Optimar gibi kurumsallaşmış, ciddi ve itibarlı yapılara sözünün olmadığını belirten Avşar, eleştirilerinin "yutturduklarını" düşünen ve "yutturabileceklerini" sananlara yönelik olduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız