Türkiye, dört bir yanında kendiliğinden yetişen aromatik bitkileri ve doğal kaynaklarıyla kozmetikte söz sahibi olmaya hazırlanıyor. Pandemiyle birlikte doğal ürünlere olan ilginin artması, bu alandaki yatırımları da hızlandırdı.
Bu kapsamda EYA Kimya A.Ş., Profnatura Sağlık Ürünleri A.Ş. ve Ankara Üniversitesi Teknokent A.Ş., inovatif kozmetik ürünlerin üretimi ve dünya markası oluşturulması için önemli bir iş birliği protokolüne imza attı.
Fikri üretenlerle fikri hayata geçireceklerin güçlerini birleştirdiği tören, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi.
Üniversite ve sanayi el ele verdi
Protokol töreninde ilk sözü EYA Kimya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Ceyhan aldı.
Ceyhan, şirketin Obirnaturel başta olmak üzere önemli hijyen ve temizlik ürünleri markalarıyla bugün 50'ye yakın ülkeye ihracat yaptığını belirtti. Bilimsel üretim ve Ar-Ge çalışmalarına büyük önem verdiklerini vurgulayan Ceyhan, ürünlerin insan ve çevre sağlığı ön planda tutularak ileri teknolojiyle üretildiğini söyledi.
Kozmetik ve dermokozmetik alanında da güvenilir ve nitelikli ürünler geliştirmek istediklerini ifade eden Ceyhan, yerli ve milli kaynakların kullanımına özen gösterdiklerini dile getirdi. Bu amaçla Ankara Üniversitesi Teknokent'te bilimsel Ar-Ge ve pazarlama faaliyetlerini birlikte yürütmek ve 'GIO MARSINI' markasını dünya çapında tanınan bir isim haline getirmek için Profnatura ile yola çıktıklarını açıkladı.
Akademisyenlerin vizyonu projeye yön veriyor
Proje yöneticisi ve Profnatura Sağlık Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Prof.
Dr. Mehmet Rüştü Karaman, konuşmasında projenin vizyonunu ortaya koydu.
Sekiz yıldır Ankara Üniversitesi Teknokent Bölgesi'nde Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetleri yürüttüklerini belirten Karaman, yaklaşık 21 üniversiteden 150'ye yakın profesörle sağlık, kozmetik ve dermokozmetik alanında kısa sürede 400'e yakın inovatif ürün geliştirdiklerini söyledi. Aynı zamanda Uluslararası Güzellik Akademisi Platformu Genel Başkanı olan Karaman, bu ürünlerin ülke ve dünya pazarına sunulması, tanıtımı ve pazarlanmasının ayrı bir emek ve kadro gerektirdiğini vurguladı.
Bu bağlamda EYA Kimya gibi sağlığı ön planda tutan, organik sertifikalı geniş ürün yelpazesine sahip, ihracat ve pazarlama tecrübesi yüksek bir firmayla iş birliğinin kendileri ve ülke için büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi. Karaman, doğal ve sağlıklı üretimin firmalarla iş birliğinde kırmızı çizgileri olduğunu da sözlerine ekledi.
Teknokent'ten tam destek
Törende konuşan Teknokent A.Ş. Genel Müdürü Güray Değerli, proje önceliklerinin teknolojik yenilik ve toplumun ihtiyaç duyduğu ürünlerde dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik yatırım projelerini desteklemek olduğunu belirtti. EYA Kimya'nın yenilikçi bilimsel Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarını takdirle karşıladıklarını ifade eden Değerli, her zaman yanlarında olacaklarını söyledi.
Sektörün önde gelenleri törende buluştu
İmza törenine TİMBİR Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, Türkiye Kuaförler ve Güzellik Salonları Odası Başkanı İsmail Uğur, Güzellik Uzmanları Derneği ve Federasyonu Başkanı Elif Şebnem Türe, Türkiye Lipödem ve Lenfödem Derneği Başkanı Prof.
Dr. Pınar Borman, 81 İl Kuaförler ve Güzellik Uzmanları Bilgi Paylaşım Derneği Başkanı Erdal Dursun, BHA Başkanı Muhammet Kacar, Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Kurucu Dekanı ve Türkiye Obezite Diyetisyenliği Derneği Başkanı Prof.
Dr. Nevin Şanlıer, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı Prof.
Dr. Selami Akkuş, 29 Mayıs Devlet Hastanesi Başhekimi Prof.
Dr. Dilek Dülger, UTSAF Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Dr.
Fariba Nazari, Ankara Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Funda Kocaay ve çok sayıda akademisyen, güzellik uzmanı ve STK temsilcisi katıldı.
Prof. Dr.
Mehmet Rüştü Karaman'ın vizyonu ve heyecanı başka bir yazının konusu olacak kadar geniş. Bu iş birliği protokolü, yazılacak önemli bir başarı hikayesinin henüz başlangıcı.
Teknokent Genel Müdürü'nün de vurguladığı gibi, toplumun ihtiyaç duyduğu ürünlerde neden dışa bağımlı olalım? Hammadde kaynaklarımızı katma değere çevirerek Avrupa'ya ve dünyaya marka değerlerimizi oluşturup ürünlerimizi satamamak, ülkemizin milli kaynaklarına haksızlık değil mi?
Neden bu yüzyıl doğal kozmetik ürünlerin üretiminde de 'Türkiye Yüzyılı' olmasın? Özel sektör ve üniversite iş birliğinin üretimde birçok alanda artmasının, ülkemizin kalkınmasında son derece önemli olduğunu düşünenlerdenim.
Gelişmiş, refah içerisindeki güçlü devletler tartışmasız üreten devletlerdir.
